Genel

ASD Kapatma Nedir? Kimlere Uygulanır?

ASD Kapatma Nedir? Kimlere Uygulanır?

Kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında normalde geçişe izin vermeyen bir duvar bulunur. Bu duvarda doğuştan bir açıklık olması Atriyal Septal Defekt, kısa adıyla ASD olarak tanımlanır. Halk arasında ise bu durum çoğunlukla kalp deliği olarak bilinir.

ASD küçük olduğunda uzun yıllar boyunca belirti vermeyebilir. Ancak açıklıktan geçen kan miktarı fazlaysa kalbin sağ tarafında hacim yükü oluşabilir. Zaman içerisinde sağ kulakçık ve sağ karıncık büyüyebilir; nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma ve egzersiz kapasitesinde azalma gibi yakınmalar ortaya çıkabilir.

Uygun anatomik özelliklere sahip ASD’ler, açık kalp ameliyatına gerek kalmadan kateter yöntemiyle kapatma cihazı yerleştirilerek kapatılabilir. Bununla birlikte her ASD kateterle kapatmaya uygun değildir. Deliğin türü, büyüklüğü, kalpteki konumu, çevresindeki destek dokular ve akciğer damar basıncı ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.

ASD Nedir?

Atriyal Septal Defekt, kalbin üst odacıkları olan sağ ve sol kulakçıklar arasındaki duvarda doğuştan açıklık bulunmasıdır.

Normal şartlarda kalbin sol tarafındaki basınç sağ tarafa göre daha yüksektir. Bu nedenle ASD bulunduğunda kan çoğunlukla sol kulakçıktan sağ kulakçığa geçer. Buna soldan sağa şant adı verilir.

Kalbin sağ tarafına normalden fazla kan geçmesi sonucunda:

  • Sağ kulakçık genişleyebilir.
  • Sağ karıncıkta hacim yükü oluşabilir.
  • Akciğer damarlarına gönderilen kan miktarı artabilir.
  • Kalp ritmiyle ilgili sorunlar gelişebilir.
  • İleri dönemde akciğer damar basıncı yükselebilir.

ASD’nin kalp üzerindeki etkisi yalnızca açıklığın çapına bağlı değildir. Deliğin konumu, kalbin basınç dengesi ve açıklıktan geçen kan miktarı da önemlidir.

ASD Neden Oluşur?

ASD, kalbin anne karnındaki gelişimi sırasında kulakçıklar arasındaki duvarın tam olarak kapanmaması sonucunda oluşur.

Çoğu hastada kesin neden belirlenemez. Bazı durumlarda genetik yatkınlık, kromozomal hastalıklar veya gebelik dönemindeki çeşitli etkenlerin rol oynayabileceği düşünülür.

ASD sonradan oluşan bir kalp deliği değildir. Doğuştan bulunur ancak küçük ve orta büyüklükteki açıklıklar çocukluk döneminde fark edilmeyebilir. Bazı hastalarda tanı yetişkinlik döneminde yapılan ekokardiyografi sırasında konulur.

ASD Türleri Nelerdir?

ASD tek bir yapısal bozukluktan oluşmaz. Açıklığın kulakçıklar arasındaki duvarda bulunduğu yere göre farklı türleri vardır.

Sekundum ASD

Sekundum ASD, kulakçıklar arasındaki duvarın orta kısmında yer alır ve en sık görülen ASD türüdür.

Kateterle cihaz kullanılarak kapatılabilen ASD’lerin büyük bölümü bu gruptadır. Ancak cihazla kapatma için açıklığın çevresinde cihazı taşıyabilecek yeterli destek dokusunun bulunması gerekir.

Primum ASD

Primum ASD, kulakçıklar arasındaki duvarın alt bölümünde ve kalp kapaklarına yakın bölgede bulunur.

Bu tür açıklıklara kalp kapaklarında yapısal bozukluklar eşlik edebilir. Primum ASD genellikle kateterle kapatmaya uygun değildir ve cerrahi yöntemle değerlendirilir.

Sinüs Venozus ASD

Sinüs venozus ASD, kulakçıklar arasındaki duvarın üst veya daha seyrek olarak alt bölümünde bulunabilir.

Bu ASD türüne akciğer toplardamarlarının kalbe normal olmayan şekilde bağlanması eşlik edebilir. Çoğu sinüs venozus ASD’de cerrahi yaklaşım ön plandadır. Ancak seçilmiş anatomilerde farklı kateter teknikleri değerlendirilebilir.

Koroner Sinüs Defekti

Oldukça nadir görülen bu durumda koroner sinüs ile sol kulakçık arasında anormal bağlantı bulunabilir.

Tedavi şekli açıklığın anatomisine ve eşlik eden diğer kalp anomalilerine göre belirlenir.

ASD Türlerinin Karşılaştırılması

ASD türü Kalpteki konumu Kateterle kapatmaya uygunluk
Sekundum ASD Kulakçıklar arası duvarın orta bölümü Uygun anatomide cihazla kapatılabilir
Primum ASD Duvarın alt bölümü, kapaklara yakın Genellikle cerrahi gerekir
Sinüs venozus ASD Büyük toplardamarların girişine yakın Çoğunlukla cerrahi gerekir
Koroner sinüs defekti Koroner sinüs çevresi Anatomiye göre değerlendirilir

Kateterle ASD kapatma işlemi en sık sekundum ASD bulunan hastalarda uygulanır.

ASD ile PFO Aynı Şey midir?

ASD ile Patent Foramen Ovale, yani PFO, günlük dilde “kalpte delik” olarak ifade edilse de aynı durum değildir.

PFO, anne karnındaki dönemde bulunan doğal geçişin doğumdan sonra tamamen kapanmaması sonucunda oluşan kapak benzeri bir açıklıktır. ASD’de ise kulakçıklar arasındaki duvarda gerçek bir doku eksikliği bulunur.

Özellik ASD PFO
Yapısal özellik Kulakçıklar arasında gerçek doku eksikliği Tam kapanmamış kapak benzeri geçiş
Kan akım yönü Çoğunlukla soldan sağa Genellikle belirli basınç değişimlerinde sağdan sola
Kalbin sağ tarafına etkisi Sağ kalpte büyümeye neden olabilir Genellikle sağ kalbi büyütmez
Kapatma gerekçesi Kalpte hacim yükü ve belirgin şant Seçilmiş hastalarda inme riskinin azaltılması
Kateterle kapatma Uygun sekundum ASD’de uygulanabilir Uygun hastalarda uygulanabilir

ASD ve PFO’nun kapatılma nedenleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle ekokardiyografiyle açıklığın türünün doğru şekilde belirlenmesi gerekir.

ASD Belirtileri Nelerdir?

Küçük ASD’ler herhangi bir şikâyet oluşturmayabilir. Büyük veya kalpte belirgin yük oluşturan açıklıklarda belirtiler çocukluk döneminde başlayabileceği gibi yetişkin yaşlara kadar ortaya çıkmayabilir.

Yetişkinlerde görülebilecek belirtiler şunlardır:

  • Çabuk yorulma
  • Egzersiz kapasitesinde azalma
  • Efor sırasında nefes darlığı
  • Kalp çarpıntısı
  • Düzensiz kalp atışı
  • Sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları
  • Ayak ve bacaklarda şişme
  • Halsizlik
  • Göğüste rahatsızlık hissi
  • Bayılma veya bayılacak gibi olma
  • İleri vakalarda morarma

ASD bulunan bazı kişiler uzun süre herhangi bir belirti yaşamayabilir. Ancak şikâyetin bulunmaması, açıklığın kalp üzerinde etkisi olmadığı anlamına gelmez.

Bu nedenle ASD’nin önemi yalnızca hastanın yakınmalarına göre değil, kalbin sağ tarafında büyüme ve hacim yükü oluşturup oluşturmadığına göre değerlendirilir.

ASD Kalbe Nasıl Zarar Verebilir?

ASD’den geçen kan miktarı fazlaysa kalbin sağ tarafı normalden daha fazla kanla karşılaşır.

Uzun yıllar devam eden hacim yükü sonucunda:

  • Sağ kulakçık büyüyebilir.
  • Sağ karıncık genişleyebilir.
  • Triküspit kapakta yetersizlik gelişebilir.
  • Akciğer damar basıncı yükselebilir.
  • Atriyal fibrilasyon veya atriyal flutter ortaya çıkabilir.
  • Sağ kalp yetersizliği gelişebilir.
  • Egzersiz kapasitesi azalabilir.

ASD’nin erken dönemde değerlendirilmesi, kalpte geri dönüşü zor değişiklikler gelişmeden uygun yaklaşımın belirlenmesi açısından önemlidir.

ASD Kapatma Nedir?

ASD kapatma, kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasındaki açıklığın ortadan kaldırılması işlemidir.

ASD iki temel yöntemle kapatılabilir:

  • Kateterle cihaz kullanılarak ASD kapatma
  • Cerrahi ASD kapatma

Uygun sekundum ASD’lerde çoğunlukla kasık toplardamarından ilerletilen kateterler aracılığıyla kapatma cihazı yerleştirilebilir.

Cihaz, ASD’nin her iki tarafında açılan iki diskten oluşur. Bir disk sol kulakçıkta, diğer disk sağ kulakçıkta konumlanır. Böylece açıklık iki taraftan kapatılır.

Zaman içerisinde kalbin kendi dokusu cihazın üzerini örter. Cihaz kalıcı olarak kalır ve rutin olarak çıkarılması gerekmez.

ASD Kapatma Kimlere Uygulanır?

ASD kapatma kararı yalnızca deliğin çapına bakılarak verilmez. Açıklıktan geçen kan miktarı, kalbin sağ tarafındaki büyüme, hastanın şikâyetleri ve akciğer damar basıncı birlikte değerlendirilir.

Sağ Kalp Odacıklarında Büyüme Bulunanlar

ASD nedeniyle sağ kulakçık ve sağ karıncıkta hacim yükü oluşması, kapatma kararındaki en önemli göstergelerden biridir.

Hasta belirgin bir şikâyet yaşamasa bile ekokardiyografide sağ kalp odacıklarında büyüme görülmesi, açıklığın kalp üzerinde etkili olduğunu gösterebilir.

Belirgin Soldan Sağa Şant Bulunanlar

ASD üzerinden sol kulakçıktan sağ kulakçığa geçen kan miktarı belirginse kalbin sağ tarafına ve akciğer damarlarına ek yük biner.

Şant miktarı ekokardiyografi, kalp MR’ı veya gerekli hastalarda kateter ölçümleriyle değerlendirilebilir.

Kalp debisinin akciğer dolaşımına giden bölümünün sistemik dolaşıma göre belirgin şekilde artması, ASD’nin kapatılmasını destekleyen bulgulardan biri olabilir.

Efor Kapasitesi Azalan Hastalar

Nefes darlığı, çabuk yorulma ve egzersiz kapasitesinde düşme yaşayan hastalarda, şikâyetlerin ASD’ye bağlı hacim yüküyle ilişkisi değerlendirilir.

Kapatma sonrasında kalbin sağ tarafındaki yük azalabilir ve bazı hastalarda efor kapasitesinde iyileşme görülebilir.

Ritim Bozukluğu Gelişen Hastalar

Uzun süre açık kalan ASD, sağ kulakçıkta genişlemeye neden olarak atriyal fibrilasyon ve atriyal flutter gibi ritim bozukluklarına zemin hazırlayabilir.

Ritim bozukluğunun gelişmiş olması kapatma kararında dikkate alınabilir. Ancak ASD’nin kapatılması, mevcut aritminin kesin olarak ortadan kalkacağını garanti etmez.

Özellikle ileri yaşta tanı alan hastalarda kapatma işlemiyle ritim bozukluğuna yönelik yaklaşım ayrı ayrı planlanmalıdır.

Paradoksal Emboli Şüphesi Bulunanlar

ASD’de kan akımı çoğunlukla soldan sağa olsa da öksürme, ıkınma veya akciğer basıncının arttığı bazı durumlarda kısa süreli sağdan sola geçiş oluşabilir.

Toplardamarlarda oluşan pıhtının ASD aracılığıyla atardamar sistemine geçmesi paradoksal emboli olarak adlandırılır.

Başka bir neden bulunamayan embolik olaylarda ASD’nin rolü değerlendirilerek kapatma gündeme gelebilir.

ASD Kapatma İçin Hasta Seçimi

Değerlendirilen özellik Kapatma kararı açısından önemi
ASD türü Kateter kapatma çoğunlukla sekundum ASD’de uygulanır
Sağ kalp büyümesi Belirgin hacim yükünü gösterir
Şant miktarı Açıklıktan geçen kanın önemini belirler
Deliğin büyüklüğü Uygun cihaz ve yöntemin seçiminde önemlidir
Çevre dokular Cihazın güvenli şekilde tutunmasını sağlar
Akciğer damar basıncı Kapatmanın güvenli olup olmadığını etkiler
Hastanın yaşı Kalpteki değişiklikler ve ek hastalıklarla birlikte değerlendirilir
Ritim bozukluğu Uzun süreli kulakçık yükünün göstergesi olabilir
Eşlik eden anomaliler Cerrahi gereksinimini etkileyebilir

Hangi ASD’ler Kateterle Kapatılabilir?

Kateterle kapatmaya en uygun grup, sekundum ASD bulunan hastalardır.

Cihazla kapatma için genel olarak şu özellikler aranır:

  • ASD’nin kulakçıklar arası duvarın orta bölümünde olması
  • Açıklığın cihazla kapatılabilecek boyutta olması
  • Deliğin çevresinde yeterli destek dokusunun bulunması
  • Cihazın kalp kapaklarına veya toplardamarlara zarar vermeyecek konumda olması
  • Kalp içerisinde aktif pıhtı bulunmaması
  • Akciğer damar basıncının kapatma için uygun olması
  • Eşlik eden ve cerrahi gerektiren başka bir kalp anomalisi bulunmaması

Deliğin büyük olması tek başına kateterle kapatmanın mümkün olmadığı anlamına gelmez. Ancak açıklığın çapı arttıkça çevre dokuların yeterliliği ve cihazın güvenli konumu daha önemli hâle gelir.

Hangi ASD’ler Cerrahiyle Kapatılır?

Aşağıdaki durumlarda açık veya minimal invaziv cerrahi yöntemler gündeme gelebilir:

  • Primum ASD
  • Sinüs venozus ASD
  • Akciğer toplardamarlarının anormal bağlantısı
  • Çok büyük sekundum ASD
  • Cihazı destekleyecek yeterli çevre dokunun bulunmaması
  • Birden fazla ve karmaşık açıklık
  • Kalp kapaklarında cerrahi gerektiren sorun bulunması
  • Daha önce yerleştirilmiş cihazla ilgili ciddi komplikasyon gelişmesi
  • Kateterle kapatma girişiminin uygun olmaması

Cerrahi işlem sırasında açıklık doğrudan dikişle veya yama kullanılarak kapatılabilir.

ASD Kapatma Kimlere Uygun Olmayabilir?

Her ASD’nin kapatılması gerekmez. Bazı hastalarda kapatma işlemi beklenen faydayı sağlamayabilir veya riskli olabilir.

Küçük ve Kalpte Yük Oluşturmayan ASD

Açıklık küçükse, sağ kalp odacıklarında büyüme yoksa ve şant miktarı önemsizse düzenli takip yeterli olabilir.

Yalnızca kalpte açıklık görülmesi, kapatma işlemi için tek başına yeterli değildir.

İleri ve Geri Dönüşümsüz Akciğer Damar Hastalığı

ASD uzun yıllar boyunca akciğer damarlarına yüksek miktarda kan gitmesine neden olursa ciddi pulmoner hipertansiyon gelişebilir.

Akciğer damar direncinin ileri derecede ve geri dönüşümsüz yükseldiği hastalarda ASD, kalbin sağ tarafındaki basıncı azaltan bir geçiş hâline gelebilir. Böyle bir durumda açıklığın tamamen kapatılması tehlikeli olabilir.

Bu tablo Eisenmenger sendromu olarak adlandırılır. Kapatma kararı verilmeden önce akciğer damar basıncı ve direnci ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.

Aktif Enfeksiyon Bulunanlar

Vücutta aktif enfeksiyon bulunması hâlinde cihaz yerleştirilmesi ertelenebilir. Enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra yeniden değerlendirme yapılır.

Kalp İçerisinde Pıhtı Bulunanlar

Kalp odacıklarında aktif pıhtı görülmesi, kateter işlemi sırasında emboli riskini artırabilir. Pıhtının nedeni ve gerekli ilaç yaklaşımı değerlendirilmeden cihaz yerleştirilmez.

Anatominin Uygun Olmaması

ASD’nin konumu, büyüklüğü veya çevresindeki dokular cihazın güvenli biçimde yerleşmesine uygun olmayabilir.

Böyle durumlarda cerrahi kapatma veya takip seçenekleri değerlendirilir.

Pulmoner Hipertansiyon Varsa ASD Kapatılır mı?

Pulmoner hipertansiyon bulunan hastalarda kapatma kararı dikkatle verilmelidir.

Hafif veya orta dereceli akciğer basıncı yüksekliğinde, damar direnci uygun bulunursa ASD kapatılabilir. Ancak ileri derecede ve geri dönüşümsüz pulmoner damar hastalığı varsa kapatma işlemi ciddi risk oluşturabilir.

Değerlendirme sırasında:

  • Akciğer atardamar basıncı
  • Pulmoner damar direnci
  • Şantın yönü
  • Kandaki oksijen düzeyi
  • İlaçlara verilen yanıt
  • Sağ karıncığın çalışma gücü

incelenir.

Gerekli hastalarda sağ kalp kateterizasyonu yapılarak doğrudan basınç ve direnç ölçümleri alınabilir.

ASD Tanısı Nasıl Konulur?

ASD tanısında temel yöntem ekokardiyografidir. Bununla birlikte açıklığın ayrıntılı yapısını ve kalp üzerindeki etkisini değerlendirmek için farklı incelemeler kullanılabilir.

Transtorasik Ekokardiyografi

Göğüs üzerinden yapılan standart ekokardiyografiyle:

  • ASD’nin yeri
  • Yaklaşık büyüklüğü
  • Şantın yönü
  • Sağ kalp odacıklarının boyutu
  • Kalp kapaklarının durumu
  • Akciğer basıncı

değerlendirilebilir.

Transözofageal Ekokardiyografi

Yemek borusuna ilerletilen ince prob aracılığıyla yapılan transözofageal ekokardiyografi, kulakçıklar arasındaki duvarı daha ayrıntılı gösterir.

Bu incelemeyle:

  • ASD’nin kesin boyutu
  • Çevresindeki destek dokuları
  • Deliğin kalp kapaklarına uzaklığı
  • Birden fazla açıklık bulunup bulunmadığı
  • Cihazla kapatmaya uygunluk

değerlendirilebilir.

Kalp MR’ı

Kalp MR’ı, sağ karıncığın hacmini ve kalpten geçen kan miktarını ayrıntılı biçimde ölçmeye yardımcı olabilir.

Ekokardiyografinin yetersiz kaldığı veya şant miktarının daha kesin hesaplanmasının istendiği durumlarda kullanılabilir.

Kalp Kateterizasyonu

Pulmoner hipertansiyon şüphesi bulunan veya basınç ölçümlerinin gerekli olduğu hastalarda sağ kalp kateterizasyonu yapılabilir.

Bu işlemle kalp odacıkları ve akciğer damarlarındaki basınçlar doğrudan ölçülür.

ASD Kapatma Öncesinde Hangi İncelemeler Yapılır?

Kateterle ASD kapatma öncesinde şu değerlendirmeler yapılabilir:

  • Ayrıntılı kardiyoloji muayenesi
  • EKG
  • Transtorasik ekokardiyografi
  • Transözofageal ekokardiyografi
  • Kan tetkikleri
  • Böbrek fonksiyon testleri
  • Pıhtılaşma testleri
  • Gerekli hastalarda kalp MR’ı
  • Pulmoner hipertansiyon varsa sağ kalp kateterizasyonu
  • Kullanılan ilaçların değerlendirilmesi

Ayrıca hastanın daha önce geçirdiği kalp işlemleri, bilinen alerjileri ve kanama riski gözden geçirilir.

ASD Kapatma Nasıl Yapılır?

Kateterle ASD kapatma işlemi genellikle kasık toplardamarından gerçekleştirilir.

Kasık Toplardamarından Giriş Yapılması

Kasık bölgesi uyuşturulur ve toplardamara ince bir kılıf yerleştirilir. İşlem sırasında hastanın konforu için sedasyon veya uygun anestezi yöntemi kullanılabilir.

Kateterin Kalbe İlerletilmesi

Kateter, alt ana toplardamar üzerinden sağ kulakçığa ilerletilir. Ardından ASD’den geçilerek sol kulakçığa ulaşılır.

ASD Boyutunun Değerlendirilmesi

Deliğin büyüklüğü ve çevresindeki dokular işlem sırasında ekokardiyografiyle yeniden kontrol edilir.

Bazı hastalarda ASD çapını değerlendirmek için özel ölçüm balonlarından yararlanılabilir.

Kapatma Cihazının Yerleştirilmesi

Taşıyıcı kateter içerisinden ilerletilen cihazın önce sol kulakçıktaki diski açılır. Ardından cihaz açıklığın üzerine çekilir ve sağ kulakçıktaki disk açılır.

Cihazın iki diski, ASD’nin iki tarafını kavrayarak açıklığı kapatır.

Son Kontrollerin Yapılması

Cihazın konumu, çevredeki kalp yapılarına etkisi ve açıklıktan kalan geçiş miktarı değerlendirilir.

Cihazın güvenli biçimde yerleştiği doğrulandıktan sonra taşıyıcı sistemden ayrılır. Kateterler çıkarılır ve kasık giriş bölgesi kapatılır.

ASD Kapatma Açık Kalp Ameliyatı mıdır?

Hayır. Kateterle ASD kapatma açık kalp ameliyatı değildir.

Kateter yöntemi sırasında:

  • Göğüs kafesi açılmaz.
  • Kalp durdurulmaz.
  • Kalp-akciğer makinesi kullanılmaz.
  • İşlem kasık toplardamarından gerçekleştirilir.
  • Kapatma cihazı kalbin içine kateterle taşınır.

Ancak kateter yönteminin kapalı olması, her hasta için uygun veya tamamen risksiz olduğu anlamına gelmez.

ASD Kapatma Cihazı Kalpte Kalır mı?

Evet. ASD kapatma cihazı kalıcı olarak kalbin içinde bırakılır.

Cihazın üzeri zaman içerisinde kalbin kendi dokusuyla kaplanır. Genellikle cihazın çıkarılması gerekmez.

Hastaya cihazın markası, modeli ve yerleştirilme tarihini gösteren bir kart verilebilir. İleride yapılacak tıbbi işlemlerde bu bilginin sağlık ekibiyle paylaşılması önemlidir.

ASD Kapatma İşlemi Ne Kadar Sürer?

İşlem süresi ASD’nin büyüklüğüne, anatomik özelliklerine, kullanılan görüntüleme yöntemine ve hastanın genel durumuna göre değişebilir.

Hazırlık, anestezi, cihazın yerleştirilmesi ve son kontroller toplam süreyi etkiler. Bu nedenle her hasta için geçerli sabit bir işlem süresi vermek doğru değildir.

ASD Kapatmanın Avantajları Nelerdir?

Uygun hastalarda kateterle ASD kapatmanın sağlayabileceği başlıca avantajlar şunlardır:

  • Açık kalp ameliyatı gerektirmemesi
  • Göğüste cerrahi kesi ve iz bırakmaması
  • Genellikle daha kısa hastane takibi
  • Günlük yaşama daha hızlı dönüş
  • Kalbin sağ tarafındaki hacim yükünün azalması
  • Sağ kalp odacıklarının zaman içerisinde küçülebilmesi
  • Efor kapasitesinde iyileşme sağlanabilmesi
  • İleri dönemde kalp yetersizliği riskinin azaltılmasına katkı sağlaması

İşlemden beklenen fayda, hastanın yaşı ve kalpte oluşmuş değişikliklerin derecesine göre farklılık gösterebilir.

ASD Kapatmanın Riskleri Nelerdir?

Her girişimsel işlemde olduğu gibi ASD kapatma işleminin de bazı riskleri vardır.

Olası riskler şunlardır:

  • Kasık giriş bölgesinde kanama veya morarma
  • Kalp ritim bozukluğu
  • Cihazın yer değiştirmesi
  • Cihaz üzerinde pıhtı oluşması
  • Kalp duvarında hasar
  • Kalp zarında sıvı birikmesi
  • Açıklığın tamamen kapanmaması
  • Kalp kapakları veya toplardamarlarla temas
  • Enfeksiyon
  • Emboli
  • Kullanılan ilaçlara veya kontrast maddeye bağlı reaksiyon
  • Çok nadiren cihazın cerrahi yöntemle çıkarılmasının gerekmesi

Risk düzeyi ASD’nin anatomisine, kullanılan cihazın boyutuna, hastanın eşlik eden hastalıklarına ve işlemi gerçekleştiren merkezin deneyimine göre değişebilir.

ASD Kapatma Sonrasında Hastanede Kalmak Gerekir mi?

İşlem sonrasında hastanın kalp ritmi, tansiyonu, damar giriş bölgesi ve cihazın konumu takip edilir.

Komplikasyon gelişmeyen hastalar çoğunlukla kısa süre içinde taburcu edilebilir. Hastanede kalış süresi hastanın genel durumuna ve işlem sonrası bulgulara göre belirlenir.

Taburculuk öncesinde ekokardiyografi yapılarak cihazın konumu yeniden kontrol edilebilir.

ASD Kapatma Sonrası İlaç Kullanılır mı?

Cihaz yerleştirildikten sonra cihaz üzerinde pıhtı oluşmasını önlemek amacıyla belirli bir süre kan pulcuklarının kümelenmesini önleyen ilaçlar kullanılabilir.

İlaçların türü ve kullanım süresi:

  • Kullanılan cihaza
  • Hastanın kanama riskine
  • Eşlik eden ritim bozukluklarına
  • Daha önce geçirilmiş embolik olaylara
  • Hekimin takip planına

göre belirlenir.

İşlem sonrasında ilaçlar hekim önerisi olmadan kesilmemeli veya değiştirilmemelidir.

ASD Kapatma Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlem sonrasındaki ilk dönemde şu noktalara dikkat edilmesi önerilebilir:

  • Kasık giriş bölgesini temiz ve kuru tutmak
  • İlk günlerde ağır kaldırmamak
  • Yoğun egzersizden kaçınmak
  • İlaçları düzenli kullanmak
  • Kontrol randevularını aksatmamak
  • Diş tedavisi veya cerrahi işlem öncesinde cihaz hakkında bilgi vermek
  • Uzun süren çarpıntıda sağlık ekibine ulaşmak
  • Kasıkta büyüyen şişlik veya kanamada başvurmak
  • Yeni gelişen nefes darlığı veya göğüs ağrısını önemsemek

Hastanın günlük yaşamına ve işine dönüş zamanı yaptığı işe ve genel durumuna göre planlanır.

ASD Kapatma Sonrası Kontroller Nasıl Yapılır?

Kontrollerde cihazın konumu, kalp odacıklarının boyutu ve açıklıktan geçişin devam edip etmediği değerlendirilir.

Takip sırasında:

  • EKG
  • Transtorasik ekokardiyografi
  • Gerekli durumlarda ritim Holteri
  • İlaç değerlendirmesi
  • Pulmoner basınç kontrolü

yapılabilir.

Kalbin sağ tarafındaki büyümenin gerilemesi zaman alabilir. Bu nedenle işlemin etkisi yalnızca erken dönemde değil, takip eden aylarda da değerlendirilir.

ASD Kapatma Sonrasında Ritim Bozukluğu Devam Eder mi?

ASD kapatıldıktan sonra kulakçıklar üzerindeki hacim yükü azalabilir. Ancak daha önce gelişmiş atriyal fibrilasyon veya atriyal flutter her hastada tamamen ortadan kalkmayabilir.

Özellikle ileri yaşta tanı konulan ve kulakçıklarda belirgin genişleme bulunan hastalarda ritim bozukluğu için ayrıca ilaç, ablasyon veya farklı takip yöntemleri gerekebilir.

Bu nedenle ASD kapatma ve aritmi yönetimi birbirini tamamlayan ancak ayrı değerlendirilmesi gereken süreçlerdir.

ASD Kapatıldıktan Sonra Kalp Normale Döner mi?

ASD kapatıldıktan sonra kalbin sağ tarafına geçen fazla kan azalır. Sağ kulakçık ve sağ karıncık zaman içerisinde küçülebilir.

Kalbin ne ölçüde toparlanacağı şu faktörlere bağlıdır:

  • Hastanın yaşı
  • ASD’nin ne kadar süredir bulunduğu
  • Sağ kalpteki büyümenin derecesi
  • Akciğer damar basıncı
  • Ritim bozukluğu bulunup bulunmadığı
  • Eşlik eden kalp kapak sorunları

Erken yaşta ve geri dönüşümsüz değişiklikler gelişmeden yapılan kapatma sonrasında kalbin yeniden şekillenmesi daha belirgin olabilir.

ASD Kapatma ile Cerrahi Kapatmanın Karşılaştırılması

Özellik Kateterle ASD kapatma Cerrahi ASD kapatma
Uygun ASD türü Çoğunlukla sekundum ASD Tüm anatomik türler değerlendirilebilir
Uygulama yolu Kasık toplardamarından Göğüsten cerrahi yöntemle
Göğüste kesi Yoktur Vardır
Kalp-akciğer makinesi Kullanılmaz Çoğunlukla kullanılır
Hastanede kalış Genellikle daha kısadır Daha uzun olabilir
İyileşme süreci Genellikle daha hızlıdır Cerrahi iyileşme gerekir
Kapatma şekli Özel cihaz yerleştirilir Dikiş veya yama kullanılır
Eşlik eden bozukluklar Aynı anda düzeltilemeyebilir Kapak ve damar anomalileri düzeltilebilir
Her hastaya uygunluk Hayır Cerrahi açıdan uygun hastalarda daha geniştir

En uygun yöntem, yalnızca hastanın tercihine göre değil, ASD’nin anatomisine ve kalpte bulunan diğer yapısal özelliklere göre belirlenmelidir.

ASD Kapatma Hakkında Sık Sorulan Sorular

ASD doğuştan mıdır?

Evet. ASD, kalbin anne karnındaki gelişimi sırasında kulakçıklar arasındaki duvarın tam olarak oluşmaması sonucunda meydana gelir.

Yetişkinlik döneminde sonradan açılan bir delik değildir.

ASD kendiliğinden kapanır mı?

Küçük sekundum ASD’lerin bir bölümü çocukluk döneminde kendiliğinden küçülebilir veya kapanabilir.

Yetişkinlik döneminde belirgin büyüklükte bulunan ASD’nin kendiliğinden kapanması beklenmez.

Her ASD kapatılmalı mıdır?

Hayır. Kalpte hacim yükü oluşturmayan küçük ASD’ler düzenli olarak takip edilebilir.

Kapatma kararı; sağ kalp büyümesi, şant miktarı, hastanın şikâyetleri ve akciğer damar basıncı değerlendirilerek verilir.

Kalp deliği kaç milimetre olursa kapatılır?

ASD kapatma kararı yalnızca milimetre cinsinden büyüklüğe göre verilmez.

Küçük görünen bir açıklık bazı hastalarda önemli geçiş oluşturabilirken daha büyük bir açıklığın etkisi kalbin basınç dengesine göre değişebilir. Sağ kalpte büyüme ve şant miktarı temel değerlendirme ölçütleri arasındadır.

ASD kapatma cihazı ömür boyu kalır mı?

Evet. Cihaz kalıcı olarak kalbin içerisinde bırakılır ve zamanla kalp dokusuyla kaplanır.

Rutin olarak çıkarılması gerekmez.

ASD kapatma sonrası MR çekilebilir mi?

Günümüzde kullanılan kapatma cihazlarının büyük bölümü belirli koşullar altında MR görüntülemeyle uyumludur.

Bununla birlikte MR öncesinde cihazın markası, modeli ve yerleştirilme tarihi sağlık ekibine bildirilmelidir.

ASD kapatma sonrası hamile kalınabilir mi?

Başarılı kapatma ve iyileşme sürecinin ardından birçok hasta gebelik planlayabilir.

Ancak pulmoner hipertansiyon, ritim bozukluğu veya farklı kalp sorunları bulunan hastalarda gebelik öncesi kardiyoloji değerlendirmesi yapılmalıdır.

ASD çarpıntı yapar mı?

ASD, sağ kulakçığın genişlemesine yol açarak atriyal fibrilasyon ve atriyal flutter gibi ritim bozukluklarına zemin hazırlayabilir.

Her çarpıntı ASD’den kaynaklanmaz. Ritim bozukluğunun EKG veya uzun süreli kayıtla belirlenmesi gerekir.

ASD tansiyonu yükseltir mi?

ASD doğrudan sistemik yüksek tansiyonun tipik nedeni değildir. Ancak uzun süreli ve belirgin şant, akciğer damar basıncının yükselmesine yol açabilir.

Sistemik hipertansiyon ile pulmoner hipertansiyon birbirinden farklı durumlardır.

ASD kapatıldıktan sonra spor yapılabilir mi?

İşlem sonrasındaki ilk dönemde ağır egzersiz sınırlandırılabilir. Kontrollerde cihazın konumu ve kalbin durumu uygun bulunursa egzersize kademeli dönüş planlanabilir.

Profesyonel veya yüksek yoğunluklu spor yapan kişilerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

ASD kapatma sonrası diş tedavisi yapılabilir mi?

Diş tedavisi yapılabilir. Ancak işlemden sonraki ilk aylarda cihazın üzeri tamamen kalp dokusuyla kaplanmadığı için bazı işlemler öncesinde koruyucu ilaç gerekebilir.

Diş hekimine kalpte kapatma cihazı bulunduğu mutlaka bildirilmelidir.

ASD kapatma sonrası açıklık kalabilir mi?

İşlemden hemen sonra cihazın çevresinden küçük miktarda geçiş görülebilir. Bu geçiş zaman içerisinde azalabilir.

Kalıcı geçişin bulunması durumunda miktarı ve kalp üzerindeki etkisi değerlendirilerek takip planlanır.

ASD kapatılması ömrü uzatır mı?

ASD kapatmanın temel amacı, kalbin sağ tarafındaki uzun süreli hacim yükünü azaltmak ve gelecekte gelişebilecek kalp yetersizliği, pulmoner hipertansiyon ve ritim bozukluğu gibi sorunların riskini düşürmektir.

Bireysel sonuçlar hastanın yaşına, ASD’nin etkisine ve işlem öncesindeki kalp durumuna göre değişebilir.

ASD Kapatma Kararı Nasıl Verilir?

ASD kapatma kararı yalnızca kalpte bir açıklık görülmesine dayanmaz.

Karar sürecinde şu soruların yanıtlanması gerekir:

  • ASD’nin türü nedir?
  • Kalbin sağ tarafında büyüme var mı?
  • Açıklıktan geçen kan miktarı belirgin mi?
  • Hasta nefes darlığı veya efor kaybı yaşıyor mu?
  • Akciğer damar basıncı ne düzeyde?
  • Deliğin çevresinde cihazı destekleyecek yeterli doku var mı?
  • Eşlik eden kapak veya damar anomalisi bulunuyor mu?
  • Kateter yöntemi mi, cerrahi yöntem mi daha güvenli?
  • Hastanın işlemden bekleyeceği fayda olası risklerden fazla mı?

ASD’nin tipi ve cihazla kapatmaya uygunluğu, girişimsel kardiyoloji ve gerektiğinde kalp damar cerrahisi ekipleri tarafından birlikte değerlendirilebilir.

ASD Kapatmada Kişiye Özel Değerlendirme

Atriyal septal defekt, bazı hastalarda uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilen doğuştan bir kalp açıklığıdır. Küçük ve kalpte yük oluşturmayan ASD’lerde yalnızca düzenli takip yeterli olabilir.

Buna karşılık:

  • Sağ kalp odacıklarında büyüme oluşturan
  • Belirgin soldan sağa kan geçişine neden olan
  • Efor kapasitesini azaltan
  • Kalp ritmini ve akciğer basıncını etkileyen

ASD’lerde kapatma işlemi gündeme gelebilir.

Uygun sekundum ASD’ler kateter yöntemiyle kapatılabilirken, primum veya sinüs venozus gibi farklı ASD türlerinde cerrahi yaklaşım gerekebilir.

ASD kapatmanın amacı yalnızca görüntülemede görülen deliği ortadan kaldırmak değildir. Temel amaç, kalbin sağ tarafındaki yükü azaltmak ve uzun vadede gelişebilecek kalp-damar sorunlarını önlemeye yardımcı olmaktır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. ASD tanısı ve kapatma uygunluğu; hastanın muayenesi, ekokardiyografi bulguları, kalp yapısı ve akciğer damar basıncı doğrultusunda hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Etiketler:
Genel

İlgili Yazılar