Beyne kan taşıyan ana damarlardan biri olan karotis arterinde, halk arasında bilinen adıyla şah damarında, zaman içerisinde yağ ve kolesterol içerikli plaklar birikebilir. Bu birikimler damarın daralmasına, beyne giden kan akımının etkilenmesine ve bazı hastalarda inme riskinin artmasına neden olabilir.
Şah damarında belirgin darlık tespit edildiğinde hastanın şikâyetleri, darlığın derecesi, plak yapısı, yaşı, eşlik eden hastalıkları ve damar anatomisi birlikte değerlendirilir. Uygun hastalarda ilaç ve yaşam tarzı düzenlemelerine ek olarak karotis arter stentleme işlemi gündeme gelebilir.
Ancak her şah damarı darlığı bulunan hastaya stent uygulanmaz. Karotis stent kararı, nörolojik belirtiler, görüntüleme sonuçları ve cerrahi risk göz önünde bulundurularak kişiye özel biçimde verilmelidir.
Karotis Arter Nedir?
Karotis arterler, boynun her iki tarafında bulunan ve oksijen bakımından zengin kanı beyne taşıyan büyük atardamarlardır. Sağ ve sol tarafta bulunan ana karotis damarları, boyun bölgesinde iç ve dış karotis arterlere ayrılır.
İç karotis arter, beynin önemli bir bölümünün kanlanmasını sağlar. Damar duvarında aterosklerotik plak oluşması, iç karotis arterin başlangıç bölümünde daralmaya yol açabilir.
Karotis damarlarında plak oluşumuna katkıda bulunabilen başlıca faktörler şunlardır:
- Yüksek tansiyon
- Yüksek kolesterol
- Sigara kullanımı
- Diyabet
- İleri yaş
- Hareketsiz yaşam
- Obezite
- Koroner arter hastalığı
- Ailede damar hastalığı öyküsü
Karotis darlığında tansiyon, kolesterol, diyabet ve sigara kullanımı gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınması, girişim planlanıp planlanmamasından bağımsız olarak önem taşır.
Karotis Arter Darlığı Nedir?
Karotis arter darlığı, damar duvarında biriken plakların şah damarının iç çapını azaltmasıdır. Plak büyüdükçe damardan geçen kan akımı etkilenebilir. Ayrıca plağın üzerinden kopan küçük parçalar beyin damarlarına ilerleyerek geçici iskemik atak veya inmeye neden olabilir.
Darlığın yalnızca yüzdesi değil, plağın yapısı ve hastanın daha önce nörolojik bir belirti yaşayıp yaşamadığı da önemlidir.
Karotis arter darlıkları genel olarak iki grupta incelenir:
Belirti Veren Karotis Darlığı
Son dönemde şah damarıyla ilişkili olduğu düşünülen geçici iskemik atak, inme veya geçici görme kaybı yaşayan hastalar semptomatik olarak değerlendirilir.
Bu kişilerde aşağıdaki belirtiler görülebilir:
- Yüzün bir tarafında ani düşme
- Kol veya bacakta tek taraflı güçsüzlük
- Konuşmanın bozulması
- Söylenenleri anlamakta güçlük
- Bir gözde ani ve geçici görme kaybı
- Ani denge kaybı
- Yüzde, kolda veya bacakta uyuşma
Bu belirtiler kısa süre içerisinde tamamen geçse bile önemsiz kabul edilmemelidir. Geçici iskemik atak, daha büyük bir inmenin habercisi olabilir. Yüzde kayma, kol güçsüzlüğü, konuşma bozukluğu veya ani görme kaybı yaşandığında vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.
Belirti Vermeyen Karotis Darlığı
Bazı hastalarda karotis darlığı herhangi bir belirti oluşturmadan rutin muayene veya başka bir nedenle yapılan ultrason incelemesi sırasında tespit edilir.
Belirti bulunmaması, darlığın mutlaka önemsiz olduğu anlamına gelmez. Ancak şikâyeti olmayan her karotis darlığına stent veya ameliyat uygulanması da doğru değildir. Darlığın derecesi, plak özellikleri, hastanın yaşam beklentisi, diğer hastalıkları ve güncel ilaç tedavisinden beklenen fayda birlikte değerlendirilmelidir.
Güncel kılavuzlar, belirti vermeyen hastalarda öncelikle en uygun ilaç tedavisi ve damar risklerinin kontrolünü vurgular. Girişim yalnızca seçilmiş, gelecekteki inme riski daha yüksek olduğu düşünülen hastalarda değerlendirilir.
Karotis Stent Nedir?
Karotis stent, şah damarındaki belirgin darlığın kateter yöntemiyle genişletilmesi ve damarın açık kalmasını desteklemek amacıyla darlık bölgesine metal bir kafes yerleştirilmesi işlemidir.
Stent, damardaki plağı vücuttan çıkarmaz. Plağı damar duvarına doğru bastırarak kanın geçebileceği alanın genişlemesine yardımcı olur.
İşlem genellikle kasık, kol veya belirli uygulamalarda boyundaki bir damar üzerinden ilerletilen kateterlerle gerçekleştirilir. Darlık bölgesine ulaşıldıktan sonra uygun ölçüdeki stent damarın içine yerleştirilir.
Karotis stentlemenin temel amacı, uygun hastalarda şah damarı darlığına bağlı gelecekteki inme riskini azaltmaktır. Bununla birlikte stent hiçbir hastada inme riskini tamamen ortadan kaldırmaz.
Karotis Stent Nasıl Takılır?
İşlem öncesinde hastanın mevcut hastalıkları, böbrek fonksiyonları, kullandığı ilaçlar ve görüntüleme sonuçları değerlendirilir. Stent öncesinde ve sonrasında kullanılacak kan pulcuklarının kümelenmesini önleyici ilaçlar, hastanın durumuna göre hekim tarafından planlanır.
Karotis stent işlemi genel olarak şu aşamalardan oluşur:
Damar Yolunun Açılması
Kateter sisteminin ilerletilebilmesi için genellikle kasık veya kol atardamarından damar yolu açılır. Kullanılacak giriş noktası, hastanın damar anatomisine ve uygulanacak tekniğe göre belirlenir.
Karotis Damarına Ulaşılması
İnce kateterler röntgen görüntüleme altında şah damarına ilerletilir. İşlem sırasında damarları görünür hâle getirmek için kontrast madde kullanılabilir.
Beyin Koruma Sisteminin Kullanılması
Uygun vakalarda işlem sırasında plaktan kopabilecek parçaların beyne ulaşmasını önlemeye yardımcı olmak amacıyla emboli koruma cihazları kullanılabilir.
Darlığın Genişletilmesi
Gerekli görülürse darlık bölgesi balonla genişletilir. Daha sonra uygun boyuttaki stent daralmış bölgeye yerleştirilir.
Son Kontrollerin Yapılması
Stentin konumu ve damardaki kan akımı kontrol edilir. Ardından kullanılan kateterler çıkarılır ve damar giriş bölgesi kapatılır.
Karotis stentleme, dikkatli hasta seçimi, uygun görüntüleme ve deneyimli bir girişim ekibi gerektiren bir işlemdir.
Karotis Stent Kimlere Uygulanır?
Şah damarı stenti, yalnızca darlık yüzdesine bakılarak uygulanmaz. Karar verirken hastanın nörolojik belirtileri, yaşı, cerrahi riski, damar yapısı, plağın özellikleri ve eşlik eden hastalıkları değerlendirilir.
Belirti Veren Belirgin Karotis Darlığı Bulunanlar
Geçici iskemik atak, inme veya bir gözde geçici görme kaybı yaşamış ve bu belirtilerin aynı taraftaki karotis darlığıyla ilişkili olduğu düşünülen hastalarda damar açıcı girişimler gündeme gelebilir.
Özellikle %50 ile %99 arasında belirti veren karotis darlığı bulunan hastalarda karotis endarterektomi veya karotis stent seçenekleri değerlendirilir. Bununla birlikte standart cerrahi riske sahip birçok hastada ilk tercih karotis endarterektomi olabilir.
Avrupa İnme Organizasyonu kılavuzunda, 70 yaşından genç ve belirti veren %50-99 karotis darlığı bulunan seçilmiş hastalarda karotis stentin düşünülebileceği belirtilir. Yaş tek başına karar kriteri değildir ancak ileri yaşta transfemoral stentlemenin işlem çevresindeki inme riski daha yüksek olabileceğinden hasta seçimi daha dikkatli yapılır.
Karotis Endarterektomi Açısından Yüksek Risk Taşıyanlar
Karotis endarterektomi, boyundan kesi yapılarak damardaki plağın çıkarıldığı cerrahi yöntemdir. Bazı hastalarda genel sağlık durumu veya boyun anatomisi cerrahi işlemi daha zor ve riskli hâle getirebilir.
Karotis stent şu durumların bulunduğu seçilmiş hastalarda alternatif olarak değerlendirilebilir:
- İleri kalp yetersizliği
- Ciddi koroner arter hastalığı
- İleri akciğer hastalığı
- Boyun bölgesine daha önce radyoterapi uygulanması
- Daha önce boyun ameliyatı geçirilmesi
- Darlığın cerrahi olarak ulaşılması zor, yüksek bir bölgede bulunması
- Aynı şah damarına daha önce endarterektomi uygulanması
- Cerrahi sonrası yeniden darlık gelişmesi
- Boyunda trakeostomi veya belirgin anatomik değişiklik bulunması
Bu özellikler karotis stentin mutlaka uygulanacağı anlamına gelmez. Hastanın stent için de uygun damar anatomisine sahip olması gerekir.
Cerrahi Sonrasında Yeniden Darlık Gelişenler
Daha önce karotis endarterektomi uygulanmış bazı hastalarda zaman içerisinde aynı bölgede yeniden daralma gelişebilir. Karotis restenozu olarak adlandırılan bu durumda tekrar cerrahi veya karotis stent seçenekleri değerlendirilebilir.
Daha önce ameliyat edilen boyun bölgesinin yeniden açılmasının güç veya riskli olduğu hastalarda stent yöntemi öne çıkabilir. Ancak karar, yeniden darlığın derecesi ve hastada belirti bulunup bulunmadığına göre verilmelidir.
Belirti Vermeyen İleri Karotis Darlığı Bulunan Seçilmiş Hastalar
Şikâyeti olmayan hastalarda stent kararı daha dikkatli verilmelidir. Günümüzde güçlü kolesterol düşürücü ilaçlar, tansiyon kontrolü, diyabet yönetimi ve sigaranın bırakılması sayesinde ilaç tedavisinin koruyucu etkisi geçmişe göre önemli ölçüde gelişmiştir.
Belirti vermeyen ileri darlıklarda şu faktörler birlikte değerlendirilir:
- Darlığın derecesi
- Plağın görüntüleme özellikleri
- Darlığın zaman içerisinde ilerlemesi
- Karşı şah damarının durumu
- Hastanın yaşı ve yaşam beklentisi
- Kalp ve akciğer hastalıkları
- İşlemi gerçekleştiren merkezin komplikasyon oranları
- Cerrahi ve stent yöntemlerinin kişisel riskleri
Bu nedenle asemptomatik karotis darlığında stent otomatik bir karar değildir. En uygun ilaç tedavisi ile girişimsel seçeneklerin yarar ve riskleri multidisipliner biçimde karşılaştırılmalıdır.
Karotis Stent İçin Hasta Seçimi
| Değerlendirilen durum | Karotis stent açısından anlamı |
|---|---|
| Geçici iskemik atak veya inme öyküsü | Darlıkla ilişkiliyse girişim ihtimalini artırabilir |
| Darlığın derecesi | Tek başına yeterli değildir ancak temel kriterlerden biridir |
| Hastanın yaşı | Özellikle ileri yaşta stent ve cerrahi riskleri ayrı değerlendirilir |
| Cerrahi risk | Cerrahi riski yüksek hastalarda stent alternatif olabilir |
| Boyun anatomisi | Önceki ameliyat, radyoterapi veya yüksek yerleşimli darlık stenti öne çıkarabilir |
| Aort ve damar yapısı | Aşırı kıvrımlı veya yoğun kalsifik damarlar stent işlemini zorlaştırabilir |
| Plağın özellikleri | Kırılgan, yoğun kalsifik veya pıhtı içeren plaklarda risk değişebilir |
| İlaç kullanabilme durumu | Stent sonrasında gerekli ilaçları kullanabilmek önemlidir |
| Böbrek fonksiyonları | Kontrast madde kullanımı nedeniyle işlem öncesinde değerlendirilir |
Karotis Stent Kimlere Uygun Olmayabilir?
Karotis stent bazı hastalarda teknik olarak uygun olmayabilir veya işlem riski beklenen faydanın üzerine çıkabilir.
Şu durumlarda farklı seçenekler değerlendirilebilir:
- Şah damarının tamamen ve kronik olarak tıkalı olması
- Damar girişini zorlaştıran olumsuz aort kavsi anatomisi
- İleri derecede damar kıvrımlılığı
- Yoğun ve yaygın damar kireçlenmesi
- Darlık bölgesinde aktif damar içi pıhtı bulunması
- Stent sonrasında gerekli antiagregan ilaçların kullanılamaması
- Kontrol altına alınmamış ciddi kontrast madde alerjisi
- İleri böbrek fonksiyon bozukluğu
- Yakın zamanda geçirilmiş büyük ve ağır inme
- Hastanın genel durumunun girişimden fayda görmeye uygun olmaması
Bu durumların bir kısmı kesin engel değil, ayrıntılı değerlendirme ve farklı bir girişim tekniği gerektiren faktörlerdir. Örneğin transfemoral yol uygun olmadığında bazı merkezlerde farklı damar giriş yöntemleri değerlendirilebilir.
Karotis Stent ile Karotis Endarterektomi Arasındaki Farklar
Karotis arter darlığında kullanılan iki temel damar açıcı yöntem karotis stentleme ve karotis endarterektomidir.
| Özellik | Karotis stent | Karotis endarterektomi |
|---|---|---|
| Uygulama şekli | Kateterle damar içerisinden yapılır | Boyundan kesiyle cerrahi olarak yapılır |
| Plağa yaklaşım | Plak damar duvarına doğru bastırılır | Plak damar içerisinden çıkarılır |
| Anestezi | Çoğunlukla lokal anestezi ve sedasyon | Lokal veya genel anestezi |
| Boyunda kesi | Genellikle yoktur | Vardır |
| İyileşme | Çoğu hastada daha hızlı olabilir | Cerrahi iyileşme süreci gerektirir |
| Kafa siniri yaralanması | Boyunda cerrahi kesi olmadığı için daha düşüktür | Boyundaki sinirlerle ilişkili risk bulunabilir |
| İşlem çevresi inme riski | Özellikle ileri yaşta bazı hastalarda daha yüksek olabilir | Uygun standart riskli hastalarda daha düşük olabilir |
| Kalp krizi riski | Bazı çalışmalarda cerrahiye göre daha düşük bulunmuştur | Cerrahi stres nedeniyle bazı hastalarda daha yüksek olabilir |
| Uygun hasta | Cerrahi riski veya anatomik riski yüksek seçilmiş hastalar | Standart cerrahi riske sahip birçok semptomatik hasta |
Bir yöntemin daha az kesi gerektirmesi, her hasta için daha güvenli olduğu anlamına gelmez. En uygun yöntem hastanın damar anatomisine, yaşına, nörolojik durumuna ve eşlik eden hastalıklarına göre seçilir. Standart cerrahi risk taşıyan belirti veren hastalarda birçok güncel kılavuz karotis endarterektomiyi öncelikli seçenek olarak değerlendirmektedir.
Karotis Stent Öncesinde Hangi Tetkikler Yapılır?
Karotis stent öncesinde darlığın derecesini ve damar anatomisini değerlendirmek için farklı görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.
Karotis Doppler Ultrasonografi
Karotis Doppler ultrasonografi, şah damarındaki darlığın değerlendirilmesinde kullanılan ilk basamak yöntemdir. Damar içerisindeki kan akım hızını, darlığın yerini ve plağın bazı özelliklerini gösterir.
Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi
BT anjiyografi, şah damarlarının yanı sıra aort kavsini ve beyin damarlarını da görüntüleyebilir. Özellikle karotis stent planlanan hastalarda kateterlerin izleyeceği damar yolunun değerlendirilmesine yardımcı olur.
Manyetik Rezonans Anjiyografi
Kontrast madde veya radyasyon kullanımı açısından belirli hastalarda MR anjiyografi tercih edilebilir. Bununla birlikte bazı durumlarda darlık derecesini olduğundan yüksek gösterebilir.
Dijital Subtraksiyon Anjiyografi
Kateter anjiyografisi, genellikle farklı görüntüleme yöntemleri arasında uyumsuzluk bulunduğunda veya girişim sırasında kullanılır. Karotis darlığında yalnızca tanısal amaçla rutin olarak uygulanmaz.
Karotis Doppler ilk basamak inceleme olarak kabul edilirken, stent öncesinde damar anatomisini değerlendirmek için çoğunlukla BT anjiyografi veya uygun hastalarda MR anjiyografi kullanılır.
Karotis Stentin Riskleri Nelerdir?
Her girişimsel işlem gibi karotis stentlemenin de bazı riskleri bulunur. En önemli risk, işlem sırasında veya hemen sonrasında beyine pıhtı ya da plak parçası gitmesine bağlı geçici iskemik atak veya inme gelişmesidir.
Diğer olası riskler şunlardır:
- Damar giriş bölgesinde kanama veya hematom
- Damar duvarında hasar
- Kalp hızında geçici yavaşlama
- Tansiyon düşmesi veya yükselmesi
- Kontrast madde alerjisi
- Böbrek fonksiyonlarında bozulma
- Stent içerisinde pıhtı oluşması
- Zaman içerisinde yeniden darlık gelişmesi
- Nadiren damar yırtılması veya beyin kanaması
Risk düzeyi; hastanın yaşına, darlığın yapısına, damarların kıvrımlılığına, kireçlenme miktarına ve işlemi gerçekleştiren ekibin deneyimine göre değişebilir. Bu nedenle girişim öncesinde beklenen fayda ile olası riskler birlikte değerlendirilmelidir.
Karotis Stent Sonrası Nelere Dikkat Edilir?
İşlem sonrasında hastanın nörolojik durumu, tansiyonu, nabzı ve damar giriş bölgesi yakından takip edilir. Tansiyonun aşırı yükselmesi veya düşmesi, beyin kan akımını etkileyebileceğinden düzenli ölçüm önemlidir.
Stent sonrasında dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:
- Hekimin önerdiği ilaçların düzenli kullanılması
- İlaçların kontrolsüz biçimde bırakılmaması
- Tansiyonun takip edilmesi
- Kolesterol ve diyabet kontrolünün sürdürülmesi
- Sigaranın bırakılması
- İlk günlerde damar giriş bölgesinin korunması
- Ağır kaldırma ve yoğun egzersizin ertelenmesi
- Planlanan Doppler kontrollerinin aksatılmaması
Karotis stent sonrasında genellikle hekim tarafından planlanan ikili antiagregan ilaç kullanımı gerekir. İlaçların erken bırakılması stent içerisinde pıhtı oluşma riskini artırabileceğinden hasta, ilaçlarında değişiklik yapmadan önce mutlaka doktoruyla görüşmelidir.
Stentin açıklığı ve yeniden darlık gelişip gelişmediği belirli aralıklarla karotis Doppler ultrasonografi ile takip edilebilir.
Karotis Stent İnme Riskini Tamamen Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. Karotis stentin amacı, uygun hastalarda darlıkla ilişkili gelecekteki inme riskini azaltmaktır. Ancak işlem sonrasında hastanın diğer damar riskleri devam eder.
Yüksek tansiyon, kolesterol, diyabet, sigara kullanımı, hareketsizlik ve kalp ritim bozuklukları gibi faktörler kontrol altına alınmazsa farklı nedenlerle inme gelişebilir.
Bu nedenle stent sonrasında da:
- Kolesterol düşürücü tedavi
- Tansiyon kontrolü
- Diyabet yönetimi
- Sigaranın bırakılması
- Sağlıklı beslenme
- Kişiye uygun fiziksel aktivite
- Düzenli doktor kontrolleri
önemini korur.
Karotis stent, damar hastalığının tamamını ortadan kaldıran bir işlem değil; kapsamlı damar koruma planının bir parçasıdır.
Karotis Stent Hakkında Sık Sorulan Sorular
Karotis stent ile kalp stenti aynı mıdır?
Her iki işlemde de damarın açık kalmasını destekleyen metal kafes yapısında stent kullanılır. Ancak karotis stent şah damarına, koroner stent ise kalbi besleyen damarlara yerleştirilir.
Karotis damarları beyne kan taşıdığı için işlem sırasında beyne plak veya pıhtı gitme riskine karşı özel koruma yöntemleri ve farklı stent sistemleri kullanılabilir.
Şah damarı yüzde kaç tıkalı olursa stent takılır?
Stent kararı yalnızca darlık yüzdesine göre verilmez. Belirti veren ve vermeyen hastalarda yaklaşım birbirinden farklıdır.
Belirti veren %50-99 darlıklarda damar açıcı girişimler değerlendirilebilir. Ancak stent ile ameliyat arasındaki seçim hastanın yaşı, cerrahi riski ve damar yapısına göre yapılır.
Belirti vermeyen hastalarda ise ileri dereceli darlık bulunsa dahi önce ilaç tedavisi, görüntüleme özellikleri ve bireysel inme riski değerlendirilir.
Karotis stent kalıcı mıdır?
Karotis stent, damarın içerisinde kalıcı olarak bırakılır. Stentin belirli bir süre sonra çıkarılması gerekmez.
Ancak stentin kalıcı olması kontrollerin sona erdiği anlamına gelmez. Zaman içerisinde stent içinde yeniden daralma gelişip gelişmediği Doppler ultrasonografiyle takip edilebilir.
Karotis stent işlemi ne kadar sürer?
İşlemin süresi damar anatomisine, darlığın özelliklerine ve kullanılan tekniğe göre değişir. Hazırlık, görüntüleme ve işlem sonrası kontroller de toplam süreyi etkileyebilir.
Bu nedenle her hasta için geçerli sabit bir işlem süresi vermek doğru değildir.
Karotis stent sonrasında hastanede yatmak gerekir mi?
Çoğu hastada işlem sonrasında en az bir süre yakın takip gerekir. Hastanede kalış süresi hastanın nörolojik durumu, tansiyon ve nabız değerleri, damar giriş bölgesi ve eşlik eden hastalıklarına göre belirlenir.
Karotis stent tekrar daralabilir mi?
Evet. Bazı hastalarda zaman içerisinde stent içi restenoz, yani yeniden daralma gelişebilir.
Sigara kullanımı, kontrolsüz diyabet, yüksek kolesterol ve damar hastalığının ilerlemesi yeniden darlık riskini etkileyebilir. Düzenli Doppler kontrolleri bu nedenle önemlidir.
Karotis Stent Kararı Kişiye Özel Verilmelidir
Karotis arter stentleme, belirgin şah damarı darlığı bulunan seçilmiş hastalarda değerlendirilen girişimsel bir yöntemdir. Özellikle nörolojik belirti yaşamış, cerrahi riski yüksek veya boyun anatomisi cerrahiyi zorlaştıran hastalarda önemli bir alternatif olabilir.
Bununla birlikte karotis stent, her şah damarı darlığında uygulanabilecek standart bir işlem değildir. Bazı hastalarda karotis endarterektomi daha uygun olabilirken bazı hastalarda yoğun ilaç tedavisi ve düzenli takip yeterli olabilir.
Doğru yaklaşımın belirlenebilmesi için şu unsurlar birlikte değerlendirilmelidir:
- Darlığın derecesi
- Hastanın belirti yaşayıp yaşamadığı
- Damar ve aort anatomisi
- Plağın yapısı
- Hastanın yaşı
- Cerrahi risk
- Kalp, akciğer ve böbrek hastalıkları
- Kullanılan ilaçlar
- İşlemin uygulanacağı merkezin deneyimi
Şah damarı darlığında temel amaç yalnızca görüntülemede görülen dar bölgeyi genişletmek değildir. Hastanın toplam inme riskini azaltacak en güvenli ve en uygun yaklaşımı belirlemektir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Karotis darlığının derecesi ve uygulanacak yöntem, kişisel muayene ve görüntüleme sonuçları doğrultusunda hekim tarafından belirlenmelidir.