Anne karnındaki dönemde kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında kan geçişine izin veren doğal bir açıklık bulunur. Bu açıklığın doğumdan sonra kapanması beklenir. Ancak bazı kişilerde tam kapanma gerçekleşmez ve kulakçıklar arasında kapak benzeri küçük bir geçiş kalır. Bu durum Patent Foramen Ovale, kısa adıyla PFO olarak adlandırılır.
PFO toplumda oldukça yaygındır ve yetişkinlerin yaklaşık dörtte birinde görülebilir. PFO bulunan kişilerin büyük bölümü herhangi bir belirti yaşamaz ve hayatı boyunca özel bir uygulamaya ihtiyaç duymaz. Bununla birlikte bazı hastalarda toplardamar sisteminde oluşan bir pıhtının PFO aracılığıyla kalbin sol tarafına, oradan da beyin damarlarına ulaşabileceği düşünülür. Bu mekanizma paradoksal emboli olarak adlandırılır.
Özellikle nedeni kapsamlı incelemelere rağmen belirlenemeyen iskemik inme geçiren seçilmiş hastalarda PFO kapatma işlemi gündeme gelebilir. Ancak PFO’nun bulunması tek başına kapatma kararı için yeterli değildir. PFO ile geçirilen inme arasında olası bir ilişki kurulması ve diğer inme nedenlerinin ayrıntılı biçimde araştırılması gerekir.
PFO Nedir?
Patent foramen ovale, kalbin sağ ve sol üst odacıkları arasında bulunan fetal açıklığın doğumdan sonra tamamen kapanmaması durumudur.
Anne karnındaki bebeğin akciğerleri henüz solunuma katılmadığı için kanın akciğerleri dolaşmadan kalbin sağ tarafından sol tarafına geçmesini sağlayan bir açıklık bulunur. Doğumdan sonra bebeğin nefes almaya başlamasıyla kalp içerisindeki basınç dengesi değişir ve bu açıklığın üzerindeki kapak kapanır.
Bazı kişilerde kapak dokusu tamamen birleşmez. Böylece normal şartlarda kapalı duran ancak belirli basınç değişikliklerinde açılabilen küçük bir geçiş kalabilir.
PFO, kalp kulakçıkları arasında gerçek bir doku eksikliği bulunan atriyal septal defekt ile aynı durum değildir. PFO daha çok üst üste gelen iki doku tabakası arasındaki kapak benzeri geçiş olarak değerlendirilir.
PFO ile ASD Arasındaki Fark Nedir?
PFO ile atriyal septal defekt, günlük dilde “kalpte delik” şeklinde ifade edilebildiği için birbiriyle karıştırılabilir. Ancak oluşum şekilleri ve kalp üzerindeki etkileri farklıdır.
| Özellik | PFO | Atriyal Septal Defekt |
|---|---|---|
| Açılımı | Patent Foramen Ovale | Atriyal Septal Defekt |
| Yapısal özellik | Kapanmamış kapak benzeri geçiş | Kulakçıklar arasında gerçek doku eksikliği |
| Görülme sıklığı | Toplumda oldukça yaygındır | PFO’ya göre daha seyrektir |
| Kan geçişi | Çoğunlukla sağ basınç arttığında oluşabilir | Sürekli veya belirgin geçiş görülebilir |
| Kalp büyümesine etkisi | Genellikle kalp odacıklarını büyütmez | Sağ kalp odacıklarında büyümeye yol açabilir |
| Kapatma nedeni | Genellikle seçilmiş inme hastalarında değerlendirilir | Şant miktarı ve kalbe etkisine göre değerlendirilir |
| Belirti | Çoğunlukla belirti vermez | Nefes darlığı, çabuk yorulma ve çarpıntı görülebilir |
PFO ve ASD’nin kapatılma gerekçeleri aynı değildir. Bu nedenle ekokardiyografide kulakçıklar arasında geçiş tespit edildiğinde açıklığın türünün doğru belirlenmesi önemlidir.
PFO Belirti Verir mi?
PFO bulunan kişilerin büyük bölümü herhangi bir şikâyet yaşamaz. PFO çoğu zaman başka bir nedenle yapılan ekokardiyografi veya inme araştırması sırasında tesadüfen belirlenir.
PFO’nun doğrudan neden olduğu tipik bir belirti bulunmaz. Bununla birlikte bazı hastalarda PFO ile ilişkili olabileceği düşünülen durumlar şunlardır:
- Nedeni belirlenemeyen iskemik inme
- Geçici nörolojik belirtiler
- Paradoksal emboli
- Belirli dalış koşullarında dekompresyon hastalığı
- Nadir olarak oksijen seviyesinin pozisyona bağlı düşmesi
Migren ile PFO arasında bir ilişki olabileceğini gösteren çalışmalar bulunmakla birlikte yalnızca migren şikâyeti nedeniyle rutin PFO kapatma önerilmez. PFO kapatma işlemi migren için standart bir uygulama değildir.
PFO İnme Riskini Nasıl Artırabilir?
Vücudun toplardamarlarında oluşan küçük pıhtılar normalde kalbin sağ tarafına gelir ve akciğer damarlarında tutulur. Ancak kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında geçiş bulunması durumunda pıhtı, belirli koşullarda PFO’dan geçerek kalbin sol tarafına ulaşabilir.
Sol kalbe geçen pıhtı:
- Beyin damarlarına ilerlerse iskemik inmeye
- Kol veya bacak damarlarına ulaşırsa dolaşım bozukluğuna
- Farklı organ damarlarına ulaşırsa organ embolisine
neden olabilir.
Bu durum paradoksal emboli olarak tanımlanır. Ancak inme geçiren bir hastada PFO bulunması, inmenin kesin olarak PFO’dan kaynaklandığını göstermez. PFO toplumda yaygın olduğu için bazı hastalarda tesadüfen de bulunabilir.
Bu nedenle inme ile PFO arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde hastanın yaşı, damar risk faktörleri, beyin görüntülemeleri, PFO’nun yapısı ve başka bir inme nedeninin bulunup bulunmadığı birlikte incelenir. Güncel kılavuzlar, özellikle 18–60 yaş arasında, başka bir neden belirlenemeyen PFO ile ilişkili iskemik inme geçirmiş uygun hastalarda kapatma işleminin tekrar inme riskini azaltmak amacıyla değerlendirilebileceğini belirtmektedir. (PubMed Central (PMC))
Kriptojenik İnme Nedir?
Kriptojenik inme, ayrıntılı incelemelere rağmen kesin nedeni belirlenemeyen iskemik inmeyi ifade eder.
Bir inmenin kriptojenik olarak değerlendirilmesinden önce şu olasılıkların araştırılması gerekir:
- Şah damarı ve beyin damarlarında darlık
- Atriyal fibrilasyon ve diğer ritim bozuklukları
- Kalp içerisinde pıhtı
- Kalp kapak hastalıkları
- Küçük damar hastalığı
- Aort damarındaki plaklar
- Pıhtılaşma bozuklukları
- Kalp kası hastalıkları
- Kontrolsüz yüksek tansiyon
- Diyabet ve damar sertliği
PFO kapatma kararı verilmeden önce inmenin başka bir nedene bağlı olmadığının gösterilmesi son derece önemlidir.
PFO Kapatma Nedir?
PFO kapatma, kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasındaki geçişin özel bir kapatma cihazıyla kapatılması işlemidir.
İşlem açık kalp ameliyatı olmadan, genellikle kasık toplardamarından ilerletilen ince kateterler aracılığıyla gerçekleştirilir. PFO bölgesine ulaşıldığında iki taraflı disk yapısına benzeyen kapatma cihazı açıklığın üzerine yerleştirilir.
Cihazın bir bölümü sağ kulakçıkta, diğer bölümü sol kulakçıkta açılır. Böylece PFO’nun iki tarafı kapatılır ve sağ kulakçıktan sol kulakçığa istenmeyen geçişin engellenmesi amaçlanır.
Zaman içerisinde kalbin kendi dokusu cihazın üzerini kaplar. Kapatma cihazı kalıcı olarak kalbin içinde bırakılır ve rutin olarak çıkarılması gerekmez.
PFO Kapatma Kimlere Uygulanır?
PFO kapatma işlemi, PFO tespit edilen herkese uygulanmaz. İşlem en çok, başka bir inme nedeni bulunamayan seçilmiş hastalarda değerlendirilir.
PFO ile İlişkili İskemik İnme Geçirenler
Özellikle 18–60 yaş arasında, beyin görüntülemesinde emboliyle uyumlu iskemik inme saptanan ve kapsamlı incelemelere rağmen başka bir neden belirlenemeyen hastalarda PFO kapatma gündeme gelebilir.
Hasta seçiminde şu özellikler değerlendirilir:
- Geçirilmiş olayın gerçek bir iskemik inme olması
- Beyin görüntülemesinin embolik olayla uyumlu olması
- Atriyal fibrilasyonun yeterli süreyle araştırılması
- Şah damarlarında inme oluşturabilecek darlık bulunmaması
- Başka bir kalp içi pıhtı kaynağının bulunmaması
- PFO’nun inmeden sorumlu olma olasılığının yüksek olması
- Hastanın işlemin fayda ve riskleri hakkında bilgilendirilmesi
Seçilmiş genç ve orta yaşlı hastalarda kapatma işleminin ilaç tedavisine kıyasla tekrar inme riskini azaltabileceği gösterilmiştir. Bununla birlikte işlem, atriyal fibrilasyon ve girişimsel komplikasyonlar gibi risklerle birlikte değerlendirilmelidir. (PubMed Central (PMC))
Yüksek Riskli PFO Özellikleri Bulunanlar
Bazı anatomik özellikler, PFO’nun geçirilmiş inmeyle ilişkili olma olasılığını artırabilir.
Bunlar arasında:
- Büyük sağdan sola geçiş
- Atriyal septal anevrizma
- Uzun PFO tüneli
- İstirahat sırasında geçiş görülmesi
- Belirgin hareketli kulakçıklar arası perde
- PFO çevresindeki bazı anatomik yapılar
yer alabilir.
Bu özellikler tek başına kapatma kararı verdirmez. Ancak başka bir neden belirlenemeyen embolik inme öyküsüyle birlikte değerlendirildiğinde karar sürecini etkileyebilir.
Paradoksal Emboli Düşünülen Hastalar
Toplardamarda pıhtı oluştuğu gösterilen ve bu pıhtının PFO aracılığıyla atardamar sistemine geçtiği düşünülen hastalarda kapatma seçeneği değerlendirilebilir.
Özellikle derin ven trombozu veya akciğer embolisi öyküsü bulunan hastalarda pıhtılaşma eğilimi ve uzun dönem kan sulandırıcı ilaç gereksinimi ayrıca incelenmelidir.
Platipne-Ortodeoksi Sendromu Bulunanlar
Nadir görülen bu durumda hasta oturur veya ayağa kalkar pozisyona geçtiğinde nefes darlığı yaşayabilir ve kandaki oksijen seviyesi düşebilir. Yatar pozisyona geçildiğinde şikâyetler azalabilir.
Pozisyona bağlı sağdan sola geçişin PFO’dan kaynaklandığı gösterilirse kapatma işlemi düşünülebilir.
Dalışla İlişkili Tekrarlayan Dekompresyon Hastalığı Bulunanlar
PFO, özellikle yoğun ve derin dalış yapan kişilerde gaz kabarcıklarının atardamar dolaşımına geçmesine katkıda bulunabilir.
Ancak PFO bulunan her dalgıçta kapatma yapılmaz. Dalış alışkanlıklarının değiştirilmesi, daha güvenli dalış protokolleri ve kişinin mesleki gereksinimleri birlikte değerlendirilmelidir.
PFO Kapatma İçin Hasta Seçimi
| Değerlendirilen özellik | Kapatma kararı açısından önemi |
|---|---|
| Geçirilmiş iskemik inme | PFO kapatmanın en önemli değerlendirme nedenidir |
| Hastanın yaşı | Kanıtlar özellikle 18–60 yaş grubunda daha güçlüdür |
| İnmenin görüntüleme özelliği | Embolik görünüm PFO ilişkisini destekleyebilir |
| Başka inme nedeni | Alternatif neden bulunursa PFO tesadüfi olabilir |
| Atriyal fibrilasyon araştırması | Gizli ritim bozukluğunun dışlanmasına yardımcı olur |
| Şantın büyüklüğü | Büyük geçiş, PFO ilişkisini güçlendirebilir |
| Atriyal septal anevrizma | Yüksek riskli anatomik özelliklerden biri olabilir |
| Damar risk faktörleri | İleri damar hastalığı PFO dışı neden olasılığını artırır |
| Kan sulandırıcı ihtiyacı | İlaç ve kapatma seçeneklerinin karşılaştırılmasını etkiler |
| Hasta tercihi | Fayda ve riskler konuşularak ortak karar verilmelidir |
RoPE Skoru Nedir?
RoPE skoru, nedeni belirlenemeyen inme geçiren ve PFO tespit edilen bir hastada PFO’nun inmeyle ilişkili olma olasılığını değerlendirmeye yardımcı olan klinik bir puanlama sistemidir.
Skor hesaplanırken genel olarak:
- Hastanın yaşı
- Yüksek tansiyon varlığı
- Diyabet
- Sigara kullanımı
- Daha önce inme veya geçici iskemik atak geçirilmesi
- Beyin görüntülemesindeki infarktın yeri
gibi faktörler dikkate alınır.
Genç, damar risk faktörleri az ve kortikal embolik infarktı bulunan hastalarda PFO’nun inmeyle ilişkili olma ihtimali daha yüksek değerlendirilebilir.
RoPE skoru tek başına PFO kapatma kararı verdirmez. PFO’nun anatomik özellikleri ve hastanın ayrıntılı değerlendirmesiyle birlikte yorumlanır.
PFO Kimlerde Genellikle Kapatılmaz?
PFO toplumda yaygın görüldüğü için tesadüfen tespit edilen her açıklığın kapatılması doğru değildir.
Aşağıdaki durumlarda rutin PFO kapatma genellikle önerilmez:
- Hiç inme veya sistemik emboli geçirmemiş kişiler
- Başka nedenle yapılan ekokardiyografide tesadüfen PFO belirlenmesi
- İnmenin atriyal fibrilasyondan kaynaklandığının gösterilmesi
- Şah damarında ciddi darlık bulunması
- Küçük damar hastalığına bağlı inme düşünülmesi
- PFO ile ilişkilendirilemeyen beyin görüntüleme bulguları
- Yalnızca migren şikâyeti bulunması
- PFO’nun kapatılmasından fayda beklenmeyen ileri klinik durumlar
- Aktif enfeksiyon
- Kalp içerisinde aktif pıhtı bulunması
SCAI kılavuzu, daha önce PFO ile ilişkili inme geçirmemiş ve yalnızca migren yakınması bulunan kişilerde rutin kapatmayı önermemektedir. Benzer şekilde, PFO tespit edilmesine rağmen inme geçirmemiş kişilerin büyük bölümünde herhangi bir girişim gerekmez. (PubMed Central (PMC))
İleri Yaşta PFO Kapatılır mı?
PFO kapatmanın tekrar inmeyi önlemedeki faydasına ilişkin en güçlü kanıtlar ağırlıklı olarak 60 yaşından genç hastalardan elde edilmiştir.
İleri yaşlarda:
- Atriyal fibrilasyon
- Şah damarı hastalığı
- Aort plakları
- Küçük damar hastalığı
- Hipertansiyon ve diyabet
gibi alternatif inme nedenleri daha sık görülür.
Bu nedenle 60 yaş üzerindeki hastalarda PFO’nun inmeyle tesadüfen birlikte bulunma ihtimali daha yüksek olabilir. İşlem tamamen dışlanmasa da karar daha ayrıntılı ve kişiye özel verilmelidir. Güncel Avrupa kılavuzları, 60 yaş üzerindeki hastalar için kanıtların sınırlı olduğunu ve kesin bir rutin öneri sunmak için yeterli veri bulunmadığını belirtmektedir. (PubMed)
PFO Tanısı Nasıl Konulur?
PFO tanısında kalbin yapısını ve kulakçıklar arasındaki geçişi değerlendiren farklı yöntemlerden yararlanılır.
Transtorasik Ekokardiyografi
Göğüs üzerinden yapılan standart ekokardiyografi, kalbin odacıklarını, kapaklarını ve kasılma gücünü gösterir.
PFO şüphesinde ekokardiyografi sırasında kabarcık testi uygulanabilir. Kol damarından verilen çalkalanmış serum içerisindeki küçük kabarcıkların kalbin sağ tarafından sol tarafına geçip geçmediği incelenir.
Transözofageal Ekokardiyografi
Transözofageal ekokardiyografi, yemek borusuna yerleştirilen ince bir prob aracılığıyla kalbin arka kısmının daha ayrıntılı görüntülenmesini sağlar.
Bu yöntemle:
- PFO’nun yeri
- Tünelin uzunluğu
- Kulakçıklar arası perdenin yapısı
- Atriyal septal anevrizma
- Kapatma cihazı için uygunluk
- Kalp içerisinde başka bir pıhtı kaynağı
değerlendirilebilir.
Transkraniyal Doppler
Transkraniyal Doppler, beyin damarlarındaki kan akımını ultrasonla inceler. Kabarcık testi sırasında verilen mikro kabarcıkların beyin dolaşımına ulaşıp ulaşmadığını gösterebilir.
Bu yöntem sağdan sola geçişin varlığını ve yaklaşık derecesini belirlemeye yardımcı olur ancak geçişin kalbin hangi bölgesinden kaynaklandığını tek başına göstermeyebilir.
Kabarcık Testi Nasıl Yapılır?
Kabarcık testi sırasında serum fizyolojik, az miktarda hava ile çalkalanarak mikro kabarcıklar oluşturulur. Hazırlanan sıvı kol toplardamarından verilir.
Normal şartlarda kabarcıklar kalbin sağ tarafında kalır ve akciğerlerde filtrelenir. PFO gibi sağdan sola geçiş oluşturan bir açıklık varsa kabarcıkların bir bölümü sol kulakçıkta görülebilir.
Hastadan işlem sırasında ıkınır gibi yapması veya öksürmesi istenebilir. Valsalva manevrası olarak adlandırılan bu hareket, sağ kulakçıktaki basıncı kısa süreli artırarak gizli geçişin görünür hâle gelmesine yardımcı olur.
Pozitif kabarcık testi, tek başına PFO’nun mutlaka kapatılması gerektiğini göstermez.
PFO Kapatma Öncesinde Hangi İncelemeler Yapılır?
PFO kapatma kararı verilmeden önce hastanın hem nörolojik hem de kardiyolojik açıdan ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir.
Yapılabilecek incelemeler şunlardır:
- Beyin MR veya bilgisayarlı tomografi
- Beyin ve boyun damarlarının görüntülenmesi
- Transtorasik ekokardiyografi
- Transözofageal ekokardiyografi
- Kabarcık testi
- EKG
- Holter veya daha uzun süreli ritim takibi
- Gerekli hastalarda implante edilebilir ritim kaydedici
- Kan ve pıhtılaşma testleri
- Derin ven trombozu araştırması
- Tansiyon, diyabet ve kolesterol değerlendirmesi
Özellikle gizli atriyal fibrilasyonun dışlanması önemlidir. Atriyal fibrilasyon saptanırsa inmenin nedeni PFO yerine ritim bozukluğuna bağlı olabilir ve yaklaşım tamamen değişebilir.
PFO Kapatma Nasıl Yapılır?
PFO kapatma, çoğunlukla kateter laboratuvarında gerçekleştirilen ve açık cerrahi gerektirmeyen bir işlemdir.
Kasık Toplardamarından Giriş Yapılması
Kasık bölgesi lokal anesteziyle uyuşturulur. İnce bir kılıf aracılığıyla toplardamar sistemine girilir.
Atardamar yerine toplardamarın kullanılmasının nedeni, PFO’nun kalbin sağ kulakçık tarafından geçilerek kapatılmasıdır.
PFO Bölgesine Ulaşılması
Kateter, alt ana toplardamar üzerinden sağ kulakçığa ilerletilir. Ardından PFO geçilerek sol kulakçığa ulaşılır.
Kapatma Cihazının Yerleştirilmesi
Kateter içerisinden ilerletilen kapatma cihazının önce sol kulakçıkta bulunan diski açılır. Ardından cihaz PFO üzerine çekilir ve sağ kulakçık tarafındaki disk açılır.
Cihazın konumu ve kalp kapaklarıyla ilişkisi görüntüleme yöntemleriyle kontrol edilir.
Cihazın Serbest Bırakılması
Cihazın doğru konumda olduğu ve PFO’yu uygun biçimde kapattığı doğrulandıktan sonra taşıyıcı sistemden ayrılır.
Kateterler çıkarılır ve kasıktaki damar giriş yeri kapatılır.
PFO Kapatma İşlemi Ne Kadar Sürer?
İşlem süresi hastanın anatomisine, PFO’nun yapısına ve kullanılan görüntüleme yöntemine göre değişebilir.
Hazırlık, anestezi veya sedasyon uygulaması, cihaz yerleştirilmesi ve işlem sonrası kontroller toplam süreyi etkiler. Komplike olmayan vakalarda işlem genellikle kısa sürede tamamlanabilse de her hasta için sabit bir süre vermek doğru değildir.
PFO Kapatma Açık Kalp Ameliyatı mıdır?
Hayır. PFO kapatma işlemi açık kalp ameliyatı değildir.
İşlem sırasında:
- Göğüs kafesi açılmaz.
- Kalp durdurulmaz.
- Kalp-akciğer makinesine bağlanılması gerekmez.
- Kateterler toplardamar içerisinden ilerletilir.
Ancak işlemin kapalı yöntemle yapılması risksiz olduğu anlamına gelmez. Hasta seçimi ve uygulama deneyimi önem taşır.
PFO Kapatma Cihazı Kalpte Kalır mı?
Evet. PFO kapatma cihazı kalıcı olarak kalbin içinde bırakılır.
Cihaz, açıklığın iki tarafını kapatan disklerden oluşur. Zaman içerisinde kalbin kendi dokusu cihazın üzerini örter. Genellikle cihazın çıkarılması gerekmez.
Hastanın ileride MR veya farklı bir tıbbi işlem yaptırması gerektiğinde PFO kapatma cihazı bulunduğunu sağlık ekibine bildirmesi önerilir.
PFO Kapatmanın Avantajları Nelerdir?
Doğru seçilmiş hastalarda PFO kapatmanın başlıca amacı, PFO ile ilişkili olduğu düşünülen tekrarlayan iskemik inme riskini azaltmaktır.
Olası avantajlar şunlardır:
- Sağdan sola istenmeyen geçişi azaltması
- Paradoksal emboli riskini düşürmeye yardımcı olması
- Açık cerrahi gerektirmemesi
- Genellikle kısa hastane takibi gerektirmesi
- Kalıcı bir kapatma sağlamayı amaçlaması
- Uygun hastalarda tekrar inme riskini azaltabilmesi
İşlem, gelecekte yaşanabilecek bütün inmeleri önlemez. Hipertansiyon, diyabet, ritim bozuklukları ve damar hastalıkları gibi diğer riskler devam edebilir.
PFO Kapatmanın Riskleri Nelerdir?
Her girişimsel işlemde olduğu gibi PFO kapatmanın da bazı riskleri bulunur.
Olası riskler şunlardır:
- Damar giriş yerinde kanama veya morarma
- Kalp ritim bozukluğu
- Yeni başlayan atriyal fibrilasyon
- Cihaz üzerinde pıhtı oluşması
- Cihazın yer değiştirmesi
- Kalp duvarında veya çevresinde hasar
- Kalp zarında sıvı birikmesi
- Geçişin tamamen kapanmaması
- Enfeksiyon
- Kullanılan ilaçlara veya maddelere bağlı reaksiyon
- İnme veya sistemik emboli
Özellikle atriyal fibrilasyon, işlem sonrasında değerlendirilen önemli risklerden biridir. Risk düzeyi hastanın yaşı, kalp yapısı ve işlem özelliklerine göre değişebilir.
PFO Kapatma Sonrasında Hastanede Kalmak Gerekir mi?
Hastanede kalış süresi hastanın genel durumuna, işlem sırasında kullanılan yönteme ve işlem sonrası bulgulara göre değişebilir.
İşlem sonrasında:
- Kalp ritmi
- Tansiyon ve nabız
- Kasık damar giriş bölgesi
- Nörolojik durum
- Ekokardiyografi bulguları
takip edilir.
Komplikasyon görülmeyen hastalar çoğunlukla kısa süre içerisinde taburcu edilebilir.
PFO Kapatma Sonrası İlaç Kullanılır mı?
PFO kapatma cihazı yerleştirildikten sonra cihaz üzerinde pıhtı oluşmasını önlemek amacıyla belirli bir süre kan pulcuklarının kümelenmesini önleyici ilaçlar kullanılabilir.
İlaçların türü ve kullanım süresi:
- Hastanın inme geçmişine
- Kanama riskine
- Kullanılan cihaza
- Eşlik eden hastalıklara
- Hekimin takip planına
göre belirlenir.
İşlem sonrasında ilaçlar hekim önerisi olmadan bırakılmamalı veya dozları değiştirilmemelidir.
PFO Kapatma Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
İlk günlerde damar giriş bölgesinin korunması önemlidir.
Hastaya şu öneriler verilebilir:
- İlk günlerde ağır kaldırmamak
- Yoğun egzersizden kaçınmak
- Kasık bölgesini temiz ve kuru tutmak
- İlaçları düzenli kullanmak
- Kontrol randevularını aksatmamak
- Şiddetli çarpıntı hâlinde sağlık ekibine ulaşmak
- Kasıkta büyüyen şişlik veya kanama olursa başvurmak
- Yeni nörolojik belirti gelişirse acil yardım almak
Hastanın işine ve günlük aktivitelerine dönüş zamanı yaptığı işe ve genel durumuna göre değişebilir.
PFO Kapatma Sonrası Kontroller Nasıl Yapılır?
Takip sırasında cihazın konumu, kalp yapılarıyla ilişkisi ve sağdan sola geçişin devam edip etmediği değerlendirilir.
Kontrollerde:
- EKG
- Transtorasik ekokardiyografi
- Gerekirse kabarcık testi
- Ritim takibi
- İlaç değerlendirmesi
yapılabilir.
Çarpıntı veya düzensiz nabız hisseden hastalarda atriyal fibrilasyon açısından Holter ya da daha uzun süreli ritim kaydı gerekebilir.
PFO Kapatma Sonrası Geçiş Devam Edebilir mi?
Bazı hastalarda işlemden hemen sonra küçük miktarda geçiş görülebilir. Cihazın üzerinin kalp dokusuyla kaplanması zaman aldığından geçiş takip eden aylarda azalabilir.
Bununla birlikte bazı kişilerde kalıcı rezidüel şant, yani küçük bir geçiş devam edebilir.
Geçişin miktarı, hastanın klinik durumu ve daha önceki olaylarla ilişkisi değerlendirilerek takip planı oluşturulur.
PFO Kapatma ile İlaç Tedavisinin Karşılaştırılması
| Özellik | PFO kapatma | İlaçla takip |
|---|---|---|
| Temel amaç | Sağdan sola geçişi fiziksel olarak kapatmak | Pıhtı oluşumunu veya büyümesini azaltmak |
| Uygulama | Kateterle tek seferlik işlem | Günlük düzenli ilaç kullanımı |
| Her PFO’da uygulanır mı? | Hayır, seçilmiş hastalarda uygulanır | Hastanın riskine göre planlanır |
| İnme riskine etkisi | Uygun hastalarda tekrar riski azaltabilir | Pıhtı riskini azaltmaya yardımcı olabilir |
| Başlıca risk | Girişim komplikasyonları ve atriyal fibrilasyon | Kanama ve ilaca bağlı yan etkiler |
| İlaç gereksinimi | İşlem sonrasında belirli süre devam edebilir | Uzun süreli kullanım gerekebilir |
| Karar | İnmenin PFO ile ilişkisine göre verilir | İnme nedeni ve kanama riskine göre verilir |
İlaç tedavisi ve PFO kapatma her zaman birbirine alternatif değildir. İşlemden sonra da belirli bir süre ilaç kullanılması gerekebilir.
PFO Kapatma Hakkında Sık Sorulan Sorular
PFO doğuştan mıdır?
Evet. PFO, anne karnındaki dönemde gerekli olan açıklığın doğum sonrasında tamamen kapanmaması sonucu oluşur.
Sonradan açılan bir delik değildir. Ancak çoğu kişide yetişkinlik dönemine kadar fark edilmez.
PFO kendiliğinden kapanır mı?
Foramen ovale birçok kişide doğumdan sonra kapanır. Yetişkinlik dönemine kadar açık kalan PFO’nun sonradan kendiliğinden tamamen kapanması beklenen bir durum değildir.
Bununla birlikte PFO’nun bulunması mutlaka kapatılması gerektiği anlamına gelmez.
PFO kalpte üfürüme neden olur mu?
PFO çoğunlukla belirgin miktarda sürekli kan geçişi oluşturmadığı için klasik bir kalp üfürümüne neden olmayabilir.
Genellikle rutin muayenede dinleme yoluyla fark edilmez.
PFO çarpıntı yapar mı?
PFO’nun kendisi çoğunlukla doğrudan çarpıntıya neden olmaz. Çarpıntı varsa atriyal fibrilasyon, erken atımlar veya farklı ritim bozuklukları ayrıca araştırılmalıdır.
PFO kapatma işleminden sonra geçici ritim değişiklikleri görülebilir.
PFO baş ağrısı ve migren yapar mı?
Özellikle auralı migren ile PFO arasında istatistiksel bir ilişki bildirilmiştir. Ancak bu ilişki, PFO’nun migrenin kesin nedeni olduğunu göstermez.
Yalnızca migreni geçirmek amacıyla rutin PFO kapatma önerilmez.
PFO kapatılırsa migren geçer mi?
Bazı hastalar işlem sonrasında migren ataklarının azaldığını bildirebilir. Ancak bu etki her hastada görülmez ve önceden garanti edilemez.
PFO kapatma kararı yalnızca migren şikâyetine dayanarak verilmemelidir.
Geçici iskemik atak geçiren herkesin PFO’su kapatılır mı?
Hayır. Geçici iskemik atağın kesin olarak beyin dokusunda hasar bırakmaması ve farklı hastalıklarla karışabilmesi nedeniyle değerlendirme dikkatli yapılır.
Öncelikle olayın gerçekten damar kaynaklı olup olmadığı, başka bir neden bulunup bulunmadığı ve PFO’nun olaydaki olası rolü incelenmelidir.
PFO kapatma inme riskini tamamen ortadan kaldırır mı?
Hayır. İşlem yalnızca PFO üzerinden gerçekleşebilecek paradoksal emboli riskini azaltmayı amaçlar.
Yüksek tansiyon, atriyal fibrilasyon, diyabet, yüksek kolesterol ve damar sertliği gibi diğer inme nedenleri devam edebilir.
PFO kapatıldıktan sonra tekrar açılır mı?
Cihaz yerleştirildikten ve üzeri kalp dokusuyla kaplandıktan sonra PFO’nun yeniden açılması beklenen bir durum değildir.
Ancak bazı hastalarda cihazın kenarından küçük miktarda geçiş kalabilir. Bu durum ekokardiyografi kontrollerinde değerlendirilir.
PFO kapatma cihazı havaalanında sorun oluşturur mu?
Modern PFO kapatma cihazları genellikle havaalanı güvenlik sistemlerinde önemli bir sorun oluşturmaz. Bununla birlikte hastanın cihaz kartını yanında taşıması faydalıdır.
PFO kapatma sonrası spor yapılabilir mi?
İşlemden sonraki ilk dönemde ağır egzersiz ve yük kaldırma sınırlandırılabilir. İyileşme tamamlandıktan sonra egzersize dönüş, hastanın genel durumu ve hekimin önerisine göre planlanır.
PFO Kapatma Kararı Nasıl Verilir?
PFO kapatma kararı yalnızca ekokardiyografide bir açıklık görülmesine dayanmaz.
Karar sürecinde şu sorular yanıtlanmalıdır:
- Hasta gerçek bir iskemik inme geçirdi mi?
- İnme embolik özellik taşıyor mu?
- Başka bir inme nedeni bulundu mu?
- Atriyal fibrilasyon yeterli süreyle araştırıldı mı?
- PFO’da büyük geçiş veya atriyal septal anevrizma var mı?
- Hastanın yaşı ve damar risk faktörleri neler?
- Kapatmadan beklenen fayda olası risklerden fazla mı?
- Hasta işlem ve alternatifleri hakkında bilgilendirildi mi?
Değerlendirme sürecinde girişimsel kardiyoloji ve nöroloji uzmanlarının birlikte çalışması önemlidir.
PFO’nun varlığı değil, geçirilen klinik olayla PFO arasındaki olası ilişki kapatma kararının temelini oluşturur.
PFO Kapatmada Kişiye Özel Değerlendirme
Patent foramen ovale toplumda yaygın görülen ve çoğu kişide herhangi bir probleme neden olmayan doğuştan bir kalp özelliğidir. Tesadüfen belirlenen PFO’ların büyük bölümü için işlem gerekmez.
PFO kapatma işlemi özellikle:
- Nedeni belirlenemeyen iskemik inme geçiren
- Başka bir inme kaynağı bulunmayan
- PFO ile inme ilişkisi güçlü değerlendirilen
- İşlemin yarar ve riskleri hakkında bilgilendirilen
seçilmiş hastalarda gündeme gelir.
PFO kapatma kararının amacı yalnızca kalpte görülen açıklığı ortadan kaldırmak değildir. Amaç, doğru hastada tekrarlayan inme riskini azaltabilecek en uygun ve güvenli yaklaşımı belirlemektir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. PFO tanısı ve kapatma uygunluğu; hastanın muayenesi, nörolojik değerlendirmesi, ritim takibi ve görüntüleme sonuçları doğrultusunda hekim tarafından belirlenmelidir.