Kateter ablasyonu, ritim bozukluklarının tedavisinde kullanılan girişimsel yöntemlerden biridir. İşlem sırasında kalbin elektriksel aktivitesi ayrıntılı şekilde değerlendirilir ve ritim bozukluğuna neden olan anormal elektriksel odak veya devre hedeflenir.
Ablasyon hakkında hastaların zihninde çeşitli soru işaretleri bulunabilir. Özellikle “Ablasyon sırasında kalp durdurulur mu?”, “Kalbe zarar verilir mi?”, “İşlem sırasında kalp atışı kesilir mi?” veya “Ablasyon çok riskli bir ameliyat mıdır?” gibi sorular sıkça gündeme gelir.
Bu soruların bir kısmı, ablasyonun çalışma prensibinin tam olarak bilinmemesinden kaynaklanır.
Öncelikle önemli bir noktayı belirtmek gerekir: Kateter ablasyonu sırasında kalp, rutin olarak durdurulmaz. İşlem sırasında kalbin elektriksel aktivitesi özel kateterler ve gelişmiş kayıt sistemleriyle takip edilir. Doktor, ritim bozukluğunun mekanizmasını belirledikten sonra hedeflenen bölgeye uygun enerji uygular.
Aşağıda ablasyon hakkında en sık karşılaşılan 7 yanlış inanışı ve bunların gerçekte nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ele alıyoruz.
1. Efsane: Ablasyon Sırasında Kalp Durdurulur
Bu, ablasyon hakkında en sık karşılaşılan yanlış bilgilerden biridir.
Rutin kateter ablasyonu sırasında kalp durdurulmaz.
İşlem sırasında kalbin elektriksel aktivitesi sürekli olarak izlenir. Kateterler damar yoluyla kalbe ilerletilir ve kalbin farklı bölgelerindeki elektriksel sinyaller kaydedilir.
Özellikle elektrofizyolojik çalışma sırasında kalbin elektriksel sistemi ayrıntılı şekilde incelenebilir.
Sitemap'ta bulunan EPS – Elektrofizyolojik Çalışma sayfasında bu işlem hakkında ayrıntılı bilgiler yer almaktadır.
Bazı ritim bozukluklarında doktor, aritmiyi kontrollü şekilde ortaya çıkararak mekanizmasını belirlemeye çalışabilir. Bu, kalbin durdurulması anlamına gelmez.
2. Efsane: Ablasyonda Kalbin Tamamı Yakılır
Ablasyon kelimesi nedeniyle bazı hastalar işlem sırasında kalbin geniş bir bölümünün yakıldığını düşünebilir.
Gerçekte amaç kalbin tamamına zarar vermek değildir.
Ablasyonda hedef, ritim bozukluğuna neden olan veya ritmin devamında rol oynayan belirli elektriksel odak ya da devrelerdir.
Örneğin bazı supraventriküler taşikardilerde belirli bir elektriksel devre hedeflenirken, atriyal fibrilasyonda pulmoner venlerin elektriksel izolasyonu gibi farklı bir strateji uygulanabilir.
Dolayısıyla işlem, ritim bozukluğunun mekanizmasına göre planlanan hedefli bir tedavidir.
3. Efsane: Ablasyon Sadece Kalbi Yakmakla Yapılır
Ablasyon denildiğinde en çok “yakma” yöntemi akla gelse de bu, kullanılan tek teknoloji değildir.
Radyofrekans ablasyonda ısı enerjisinden, kriyoblasyonda ise soğuk enerjiden yararlanılır.
Radyofrekans ablasyonda hedeflenen doku kontrollü şekilde ısıtılarak elektriksel aktivitesinin değiştirilmesi amaçlanır.
Kriyoblasyonda ise hedef doku kontrollü olarak soğutulur.
Özellikle uygun hastalarda atriyal fibrilasyon tedavisinde kriyobalon kullanılabilir.
Dolayısıyla ablasyon her zaman “yakma” anlamına gelmez.
4. Efsane: Ablasyon Sırasında Kalp Ritmi Kontrolsüz Bir Şekilde Bozulur
Ablasyon işleminin temel aşamalarından biri, ritim bozukluğunun mekanizmasını doğru şekilde belirlemektir.
Bu nedenle bazı hastalarda elektrofizyoloji ekibi, kontrollü elektriksel uyarılar kullanarak hastanın ritim bozukluğunu ortaya çıkarmaya çalışabilir.
Bu uygulamalar kontrollü ve sürekli ritim takibi altında gerçekleştirilir.
Amaç, ritim bozukluğunun nereden kaynaklandığını ve hangi elektriksel mekanizmayla oluştuğunu belirlemektir.
Gerekli durumlarda gelişmiş üç boyutlu elektroanatomik haritalama sistemlerinden de yararlanılabilir.
Bu sistemler kalbin anatomik yapısının ve elektriksel aktivitesinin üç boyutlu olarak değerlendirilmesine yardımcı olur.
5. Efsane: Ablasyon Yapılınca Kalp Pili Takılması Gerekir
Ablasyon sonrasında her hastaya kalp pili takılması gerekmez.
Kateter ablasyonunun amacı ritim bozukluğuna neden olan elektriksel odağı veya devreyi hedeflemektir. İşlemin ardından kalp pili gereksinimi rutin bir sonuç değildir.
Ancak bazı ablasyonların normal elektriksel ileti sistemine yakın bölgelerde yapılması nedeniyle, normal iletim sisteminin korunması işlem sırasında özellikle önemlidir.
Örneğin AVNRT tedavisinde ablasyon bölgesi AV düğümüne yakın olabilir. Bu nedenle işlem planlamasında normal iletimin korunmasına dikkat edilir.
Sitede yer alan AVNRT (Atriyoventriküler Nodal Reentran Taşikardi) sayfasında bu ritim bozukluğuna ilişkin ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır.
6. Efsane: Ablasyon Bir Açık Kalp Ameliyatıdır
Kateter ablasyonu, klasik anlamda açık kalp ameliyatı değildir.
İşlem sırasında ince kateterler genellikle kasık bölgesindeki damarlar aracılığıyla kalbe ilerletilir.
Kateterlerin kalbe ulaştırılmasının ardından elektriksel sinyaller değerlendirilir ve uygun hedefler belirlenir.
Ardından kullanılan teknolojiye göre radyofrekans veya kriyoenerji gibi yöntemlerle ablasyon gerçekleştirilir.
Bu nedenle hastanın göğsünün açıldığı ve kalbin cerrahi olarak ortaya çıkarıldığı bir ameliyat söz konusu değildir.
İşlem sonrasında ise damar giriş yerlerinin kontrolü ve belirli bir süre gözlem yapılması gerekebilir.
7. Efsane: Ablasyon Sonrası Ritim Bozukluğu Bir Daha Asla Tekrarlamaz
Ablasyonun amacı ritim bozukluğunu ortadan kaldırmak veya uzun süreli olarak kontrol altına almaktır. Ancak hiçbir ablasyon işlemi bütün hastalarda yüzde 100 tekrarlamama garantisi vermez.
Başarı ve ritim bozukluğunun tekrar etme ihtimali:
- Aritminin türüne,
- Hastanın kalp yapısına,
- Ritim bozukluğunun süresine,
- İşlemin kapsamına,
- Altta yatan kalp hastalıklarına
göre değişebilir.
Bazı hastalarda tek bir işlem yeterli olurken, bazı hastalarda tekrar ablasyon veya ek tedavi gerekebilir.
Özellikle atriyal fibrilasyon gibi daha karmaşık ritim bozukluklarında işlem sonrasında düzenli takip önemlidir.
Ablasyon İşlemi Nasıl Gerçekleştirilir?
Kateter ablasyonunun ayrıntıları tedavi edilen ritim bozukluğuna göre değişir.
Genel olarak işlem birkaç temel aşamadan oluşur.
1. Damar Yoluyla Kalbe Ulaşılır
Özel kateterler damar yoluyla kalbe ilerletilir.
Kateterlerin yerleştirildiği damarlar ve giriş yöntemi yapılan işlemin türüne göre değişebilir.
2. Kalbin Elektriksel Aktivitesi İncelenir
Kateterler aracılığıyla kalbin farklı bölgelerinden elektriksel sinyaller kaydedilir.
Bu aşamada ritim bozukluğunun nereden kaynaklandığı ve nasıl oluştuğu araştırılır.
3. Gerekirse Ritim Kontrollü Olarak Başlatılır
Bazı ritim bozukluklarında aritminin mekanizmasını belirlemek amacıyla kontrollü elektriksel uyarılar kullanılabilir.
Bu aşama hastanın kalbinin “durdurulması” değil, ritim bozukluğunun kontrollü şekilde değerlendirilmesi anlamına gelir.
4. Hedef Bölge Belirlenir
Elektriksel haritalama ve kateter kayıtları kullanılarak ablasyon yapılacak bölge belirlenir.
Gerekli durumlarda üç boyutlu elektroanatomik haritalama teknolojisinden yararlanılabilir.
5. Enerji Uygulanır
Hedeflenen bölgeye uygun enerji uygulanır.
Radyofrekans ablasyonda kontrollü ısı enerjisi kullanılır.
Kriyoblasyonda ise kontrollü soğutma uygulanır.
6. Ritim Yeniden Değerlendirilir
Ablasyon sonrasında ritim bozukluğunun yeniden ortaya çıkıp çıkmadığı ve normal elektriksel iletimin durumu değerlendirilir.
İşlemin hedefi, aritminin tekrar oluşmasını engelleyecek elektriksel değişikliği sağlamaktır.
Ablasyon Sırasında Hasta Uyur mu?
İşlem sırasında kullanılan anestezi veya sedasyon yöntemi, ablasyonun türüne ve hastanın özelliklerine göre değişebilir.
Bazı işlemler sedasyon altında gerçekleştirilirken, daha kapsamlı bazı işlemlerde farklı anestezi yöntemleri kullanılabilir.
Bu nedenle “ablasyonda herkes tamamen uyutulur” veya “kimseye anestezi uygulanmaz” şeklinde genelleme yapmak doğru değildir.
Ablasyon Sırasında Kalp Nasıl Takip Edilir?
İşlem boyunca hastanın kalp ritmi ve diğer yaşamsal bulguları yakından takip edilir.
Elektrofizyolojik çalışma sırasında kalbin farklı bölgelerinden alınan elektriksel sinyaller değerlendirilir.
Bu nedenle ablasyon, kalbin elektriksel aktivitesinin izlenmediği kontrolsüz bir işlem değildir.
Aksine işlemin önemli bir bölümünü elektriksel haritalama ve ritim takibi oluşturur.
Üç Boyutlu Haritalama Ablasyonda Neden Kullanılır?
Özellikle karmaşık ritim bozukluklarında kalbin elektriksel aktivitesinin ayrıntılı şekilde haritalanması gerekebilir.
Üç boyutlu elektroanatomik haritalama, kalbin anatomisi ile elektriksel aktivitesinin birlikte değerlendirilmesine yardımcı olur.
Bu teknoloji sayesinde doktor:
- Ritim bozukluğunun kaynağını,
- Elektriksel iletim yollarını,
- Ablasyon uygulanan bölgeleri,
- Hedeflenen anatomik yapıları
daha ayrıntılı şekilde değerlendirebilir.
Sitemap'taki Elektroanatomik Haritalama sayfasında bu teknoloji hakkında daha fazla bilgi bulunmaktadır.
Ablasyon Sırasında Kalp Atışı Tamamen Kesilir mi?
Rutin kateter ablasyonunda kalp atışının tamamen durdurulması hedeflenmez.
İşlem boyunca kalbin elektriksel aktivitesi izlenir.
Bazı durumlarda ritim bozukluğunu değerlendirmek için kontrollü elektriksel uyarılar uygulanabilir. Bu sırada geçici ritim değişiklikleri meydana gelebilir ancak bunlar elektrofizyoloji ekibinin kontrolü ve sürekli monitörizasyonu altında gerçekleştirilir.
Bu nedenle “ablasyonda kalp durduruluyor” şeklindeki ifade doğru bir genel tanımlama değildir.
Ablasyon Kalbe Zarar Verir mi?
Ablasyonda amaç kalbe genel bir zarar vermek değildir.
Hedeflenen dokuda kontrollü bir elektriksel değişiklik oluşturularak ritim bozukluğunun oluşmasına katkıda bulunan mekanizmanın ortadan kaldırılması hedeflenir.
Bununla birlikte ablasyon bir girişimsel işlem olduğu için belirli riskleri bulunur.
Riskler işlemin türüne, uygulanan bölgeye ve hastanın özelliklerine göre değişebilir.
Bu nedenle işlem öncesinde hastaya özel risk değerlendirmesi yapılması önemlidir.
Ablasyon Sonrası Kalp Normal Çalışabilir mi?
Amaç zaten kalbin normal ritmini mümkün olduğunca korumaktır.
Ablasyonun hedefi, ritim bozukluğuna neden olan anormal elektriksel aktiviteyi ortadan kaldırırken normal kalp dokusunun ve normal elektriksel iletimin korunmasıdır.
İşlem sonrasında hastanın ritmi takip edilir.
Özellikle AF gibi ritim bozukluklarında normal ritmin korunması için işlem sonrası dönemde de takip ve gerektiğinde ek tedavi uygulanabilir.
Ablasyon Sonrasında Hemen Normal Hayata Dönülür mü?
İyileşme süresi yapılan işlemin kapsamına ve hastanın genel durumuna göre değişebilir.
Damar giriş yerinin korunması ve doktorun önerdiği süre boyunca fiziksel aktivite konusunda dikkatli olunması gerekebilir.
Özellikle kasık damarlarından giriş yapılan işlemler sonrasında giriş bölgesinde:
- Hafif ağrı,
- Morarma,
- Hassasiyet
görülebilir.
Ancak şiddetli ağrı, hızla büyüyen şişlik veya aktif kanama gibi bulgular ortaya çıkarsa tıbbi değerlendirme gerekir.
Ablasyon Sonrasında Çarpıntı Olabilir mi?
Bazı hastalar işlem sonrasında geçici olarak çarpıntı veya farklı ritim hisleri yaşayabilir.
Bu durumun anlamı, işlemin başarısız olduğu şeklinde otomatik olarak yorumlanmamalıdır.
Ancak yeni başlayan, uzun süren veya şiddetlenen çarpıntıların doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle AF ablasyonu sonrasında ritim takibi önemlidir.
Ablasyon Sonrası İlaçlar Bırakılır mı?
Her hastada aynı yaklaşım uygulanmaz.
Ablasyonun başarılı olması, bütün ilaçların otomatik olarak bırakılacağı anlamına gelmez.
Özellikle atriyal fibrilasyonda kan sulandırıcı tedavi kararı hastanın inme riskine göre ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle işlem sonrasında ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılması doğru değildir.
Ablasyon Her Ritim Bozukluğunda Yapılır mı?
Hayır.
Ablasyonun uygunluğu ritim bozukluğunun türüne ve hastanın özelliklerine göre değişir.
Özellikle:
- AVNRT,
- AVRT,
- Bazı SVT türleri,
- Atriyal fibrilasyon,
- Atriyal taşikardiler,
- Bazı ventriküler ritim bozuklukları
gibi farklı aritmi türlerinde kullanılabilir.
Ancak her hastada aynı teknik veya aynı enerji yöntemi kullanılmaz.
Ablasyon Öncesi Neden EPS Yapılır?
EPS, bazı hastalarda ritim bozukluğunun mekanizmasını ayrıntılı olarak belirlemek amacıyla kullanılır.
Özellikle EKG veya Holter ile ritim bozukluğunun tam olarak tanımlanamadığı ancak belirli bir aritmiden şüphelenilen durumlarda EPS önemli bilgiler sağlayabilir.
İşlem sırasında ritim bozukluğu kontrollü şekilde ortaya çıkarılabilir ve elektriksel sinyaller farklı bölgelerden kaydedilebilir.
Bu bilgiler ablasyon yapılacak bölgenin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Ablasyonun Başarısı Nasıl Değerlendirilir?
Başarı değerlendirmesi aritminin türüne göre değişir.
Bazı ritim bozukluklarında işlem sırasında aritminin tekrar başlatılamaması önemli bir değerlendirme kriteri olabilir.
Uzun vadede ise hastanın şikâyetleri, EKG kayıtları, Holter veya diğer ritim takip yöntemleri dikkate alınabilir.
Özellikle aralıklı ritim bozukluklarında yalnızca hastanın kendisini iyi hissetmesi yeterli olmayabilir; gerektiğinde objektif ritim kayıtlarıyla takip yapılır.
Kriyoblasyon ve Radyofrekans Aynı İşlem midir?
İkisinin de temel amacı ablasyon yoluyla ritim bozukluğunu tedavi etmektir ancak kullanılan enerji farklıdır.
Radyofrekans ablasyon, kontrollü ısı enerjisi kullanır.
Kriyoblasyon, kontrollü soğutma ve dondurma enerjisinden yararlanır.
Hangi yöntemin seçileceği ritim bozukluğuna, hedef bölgeye ve hastanın anatomik özelliklerine göre belirlenebilir.
Ablasyon Sırasında Kalbin Durdurulması ile Kalp Cerrahisi Aynı Şey midir?
Hayır.
Kateter ablasyonu ile açık kalp cerrahisi farklı işlemlerdir.
Kateter ablasyonunda damar yoluyla kalbe ulaşılarak elektriksel sistem değerlendirilir ve hedeflenen bölgelere enerji uygulanır.
Açık kalp cerrahisinde ise cerrahi yöntemler ve farklı anestezi süreçleri söz konusudur.
Bu nedenle ablasyonu klasik açık kalp ameliyatıyla aynı şekilde düşünmek doğru değildir.
Ablasyon Kimler İçin Uygun Olabilir?
Ablasyon kararı kişiye özel verilir.
Özellikle tekrarlayan ve belirti oluşturan belirli ritim bozukluklarında, ilaç tedavisine rağmen devam eden şikâyetlerde veya bazı ritimlerde ilk seçeneklerden biri olarak değerlendirilebilir.
Ancak önce:
- Ritim bozukluğunun kesin tanısı,
- Kalbin yapısı,
- Hastanın şikâyetleri,
- Önceki tedaviler,
- İşlemin yarar ve riskleri
değerlendirilmelidir.
Sonuç
Ablasyon sırasında kalbin rutin olarak durdurulması söz konusu değildir. Kateter ablasyonu, kalbin elektriksel sisteminin ayrıntılı şekilde incelendiği ve ritim bozukluğuna neden olan hedef bölgenin kontrollü şekilde tedavi edildiği girişimsel bir yöntemdir.
İşlem sırasında kalbin elektriksel aktivitesi sürekli takip edilir. Gerekli durumlarda ritim bozukluğu kontrollü olarak başlatılarak mekanizması araştırılabilir. Bu süreç, kalbin kontrolsüz biçimde durdurulduğu anlamına gelmez.
Ablasyon hakkında sık karşılaşılan diğer yanlış inanışlar arasında işlemin kalbin tamamını yakması, yalnızca radyofrekans enerjisiyle yapılması, işlem sonrasında mutlaka kalp pili takılması veya ablasyon sonrasında ritim bozukluğunun hiçbir zaman tekrarlamaması gibi düşünceler bulunur.
Gerçekte ise ablasyon aritminin türüne ve elektriksel mekanizmasına göre planlanan hedefli bir tedavidir. Radyofrekans ve kriyoblasyon gibi farklı enerji yöntemleri kullanılabilir. Bazı hastalarda üç boyutlu elektroanatomik haritalama ve EPS gibi teknolojilerden yararlanılabilir.
Ablasyon sonrasında takip de tedavinin önemli bir parçasıdır. Ritim bozukluğunun tekrar edip etmediği, hastanın şikâyetleri ve gerektiğinde EKG veya Holter gibi ritim kayıtlarıyla değerlendirilir.
Sonuç olarak ablasyon, halk arasında düşünüldüğü gibi “kalbi durdurup yakma işlemi” değildir. Kalbin elektriksel sisteminin kontrollü şekilde incelenmesi ve ritim bozukluğuna neden olan hedef bölgenin uygun yöntemle tedavi edilmesi esasına dayanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ablasyon sırasında kalp durdurulur mu?
Hayır. Rutin kateter ablasyonu sırasında kalbin durdurulması hedeflenmez. Kalbin elektriksel aktivitesi işlem boyunca takip edilir.
Ablasyon sırasında kalp atışı kesilir mi?
Rutin olarak hayır. Bazı ritim bozukluklarını değerlendirmek amacıyla kontrollü elektriksel uyarılar uygulanabilir ancak işlem sürekli ritim takibi altında gerçekleştirilir.
Ablasyon kalbin tamamını yakar mı?
Hayır. Amaç ritim bozukluğuna neden olan belirli elektriksel odak veya devreyi hedeflemektir.
Ablasyon sadece yakma yöntemiyle mi yapılır?
Hayır. Radyofrekans enerjisinin yanı sıra kriyoblasyon gibi soğuk enerji kullanan yöntemler de vardır.
Kriyoblasyon nedir?
Kriyoblasyon, hedeflenen kalp dokusunun kontrollü şekilde soğutulması ve dondurulması yoluyla elektriksel aktivitesinin değiştirilmesini amaçlayan ablasyon yöntemidir.
Radyofrekans ablasyon nedir?
Radyofrekans ablasyon, hedeflenen kalp dokusuna kontrollü ısı enerjisi uygulanarak anormal elektriksel aktivitenin değiştirilmesini amaçlar.
Ablasyon açık kalp ameliyatı mıdır?
Hayır. Kateter ablasyonu genellikle damar yoluyla kalbe ilerletilen kateterlerle gerçekleştirilir ve klasik açık kalp ameliyatından farklıdır.
Ablasyon sırasında hasta tamamen uyutulur mu?
Anestezi veya sedasyon yöntemi işlemin türüne ve hastanın durumuna göre değişebilir. Her ablasyon aynı anestezi yöntemiyle yapılmaz.
Ablasyon sonrasında kalp pili takılır mı?
Rutin olarak hayır. Kalp pili takılması ablasyonun standart bir sonucu değildir.
Ablasyon sonrasında ritim bozukluğu tekrarlar mı?
Bazı hastalarda tekrarlayabilir. Tekrarlama ihtimali aritminin türü ve hastanın özelliklerine göre değişir.
Ablasyon sonrası ilaçlar bırakılır mı?
Her zaman değil. Özellikle atriyal fibrilasyonda bazı ilaçların kullanımına devam edilip edilmeyeceği hastanın özelliklerine göre belirlenir.
Ablasyon öncesinde EPS neden yapılır?
EPS, kalbin elektriksel sistemini ve ritim bozukluğunun mekanizmasını ayrıntılı şekilde değerlendirmek amacıyla yapılabilir.
EPS sırasında kalp durdurulur mu?
Hayır. EPS sırasında kalbin elektriksel aktivitesi ayrıntılı şekilde kaydedilir ve gerekli durumlarda ritim bozukluğu kontrollü olarak değerlendirilebilir.
Ablasyon sırasında ritim bozukluğu başlatılır mı?
Bazı hastalarda evet. Ritim bozukluğunun mekanizmasını belirlemek amacıyla kontrollü elektriksel uyarılar kullanılabilir.
Ablasyon sırasında kalp neden hızlandırılır?
Bazı ritim bozukluklarının mekanizmasını ortaya çıkarmak ve kaynağını belirlemek amacıyla kontrollü elektriksel uyarılar uygulanabilir.
Üç boyutlu haritalama ablasyonda ne işe yarar?
Kalbin anatomik yapısının ve elektriksel aktivitesinin üç boyutlu olarak değerlendirilmesine yardımcı olur. Özellikle karmaşık ritim bozukluklarında hedef bölgenin belirlenmesine katkı sağlayabilir.
Ablasyon sonrası çarpıntı normal midir?
İşlem sonrasında bazı hastalarda geçici çarpıntılar görülebilir. Ancak yeni başlayan, uzun süren veya şiddetli çarpıntılar doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Ablasyon sonrası hemen normal hayata dönülür mü?
İyileşme süresi işlemin kapsamına ve hastanın durumuna göre değişir. Özellikle damar giriş yerinin korunması ve doktorun aktivite önerilerine uyulması önemlidir.
Ablasyon kalbe zarar verir mi?
Ablasyonun amacı kalbe genel zarar vermek değil, ritim bozukluğuna neden olan hedef bölgeyi kontrollü şekilde tedavi etmektir. Bununla birlikte işlem girişimsel olduğu için belirli riskler taşır.
Ablasyon her aritmi için uygulanabilir mi?
Hayır. Ablasyonun uygunluğu aritminin türüne, mekanizmasına, kalbin yapısına ve hastanın klinik özelliklerine göre belirlenir.
Ablasyonun amacı nedir?
Ritim bozukluğuna neden olan anormal elektriksel odağı veya devreyi etkisiz hale getirerek ritim kontrolünü sağlamak ve hastanın şikâyetlerini azaltmaktır.
Ablasyon kesin ve yüzde 100 kalıcı bir tedavi midir?
Her hastada yüzde 100 kalıcı sonuç garantisi verilemez. Başarı ve tekrarlama ihtimali aritminin türüne ve hastanın özelliklerine göre değişir.
Ablasyon sırasında ölüm riski var mıdır?
Kateter ablasyonu ciddi şekilde takip edilen girişimsel bir işlemdir ve komplikasyon riski işlemin türüne göre değişir. İşlem öncesinde hastaya özel riskler doktor tarafından değerlendirilmelidir.